|
Bitmeyen ve Gündeme gelmeyen
Soykırım
2000
yılı kışında alınan bir karara göre Groznıy'de
bulunan bütün mücahitler Groznıy'i terk edip
dağlara çekileceklerdi. Şehir çıkışında mücahitler
farkında olmadan rusların döşemiş olduğu mayın
tarlasına girdiler, geri dönmemek ve geride kalan
mücahitlere yol açabilmek için mayın tarlasında
ilerlemeye başladılar. Aralarında komutanların da
bulunduğu 500'e yakın mücahit patlayarak şehit
oldu (inşallah), Şamil Basayev de sol bacağını bu
mayın tarlasında kaybetti. Önde ilerleyen
mücahitler patlayarak şehit olurken geride
kalanlarla rus güçleri arasında çatışmalar
başladı. Bu çatışmalar sonunda geride kalan
yaklaşık 75 mücahiti rus güçleri esir olarak ele
geçirdi. Rusya dünya basınına bu rehinleri serbest
bırakacağını söylemesine rağmen rehinler üzerinde
bazı test ve deneyler yaptıktan sonra en kötü
işkencelerle hepsini öldürdüler. Yapılan
işkenceleri bir görgü tanığı şöyle anlatıyor:
Yiyecek olarak sadece ılık su veriyorlardı,
psikolojik baskı'nın yanı sıra çelik yelek
giydirilip balyozla vuruyorlardı, vücutlarına
elektrik veriyorlardı, penseyle vücutlarından et
parçaları koparıyorlardı, üzerlerinde sigara
söndürme ve bunun gibi değişik birçok işkenceler
yapıyorlardı, işkence yapmadıkları zamanda ise
devamlı dövüyorlardı. Bu işkenceler sadece
mücahitlere yönelik değil sivil halka da aynı
şekilde uygulanıyor. Sivil halk arasından kaybolup
bulunamayan kişilerin yanısıra yaklaşık 350 bin
kişinin ölümüne neden olan bu soykırıma ne avrupa
birliği nede diğer gelişmiş dünya ülkeleri bir
tepki göstermemektedir. Geçtiğimiz aylarda yapılan
avrupa birliği zirvesine katılan 23 ülke
temsilcisi arasında bu soykırım gündeme getirilmiş
ve katliamın durdurulması için yapılan oylamada 18
ülke "hayır" oyunu kullanmıştır. Yapılan bu
oylamaya göre "hayır" oyunu kullanan ülkelerin
Rusya'yla işbirliği içerisinde olduğu
düşünülebilir. Bu katliamın 5 yıldır Nato
üyelerinin gözü önünde yapılmasına rağmen ve
bundan haberdar olan Nato üyeleri arasından bir
karar çıkmamıştır.
Rusya yaptığı bu katliamı hiç olmamış
gibi ve olanları ise bitmiş gibi dünyaya lanse
etmeye çalışıyordu. Hatta 9 mayıs ikinci dünya
savaşı zaferini Çeçenistan'da kutlayıp o bölgede
çatışmalar bitti - barış sağlandı gibi dünyaya
göstermeye çalışan Rusya'nın planlarını mücahitler
Rusya'nın kendi tayin ettiği sözde Çeçenistan'ın
cumhur başkanı Ahmad Kadirov'un oturduğu yere
bomba koyarak ölmesine neden olup bu bölgede
Rusya'nın dediği gibi barışın var olmadığını tüm
dünyaya gösterdiler.
Üst düzey komutanların ve mücahitlerin
katıldığı toplantıda;
Kafkasya'da Rusya ile işbirliği yapan ve
Çeçenistan'daki soykırıma destek veren ülkelere
saldırılar yapma kararları alındı. Bunun ardından
22.06.2004 (21:30)'da 200 mücahit Çeçenistan
sınırındaki İnguşetya'ya girdiler. Emir
Asadullah'ın verdiği son bilgiler: İnguşetya'da
başta dış işleri bakanı (Abukar Kastoyev) olmak
üzere FSB (eski KGB) ajanları ve işbirlikçilerden
oluşan yaklaşık 300 kişi öldürüldü ve Rostov-Baku
yolu ile İnguşetya'daki üç büyük il'i kontrol
altına alarak rus kamplarını yok edip kendi
kontrol noktalarımızı kurduk. Bu operasyon
ardından iki kamyon dolusu silah ve 20 rehine ile
geri döndük, mücahitlerden 4'ü şehit oldu
(inşallah). |