Şeyh Ebu Basir at-Tartusi'nin Kafkasya Emirliği Emiri Dokku Ebu Osman ve Onun etrafındaki uyuşmazlıklarla ilgili fetvası
Soru: Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun ey Şeyh Ebu Basir at-Tartusi! Hatırladığınız gibi sizi geçenlerde aramış, Mücahidler ve Kafkasya Mücahidleri hakkında birkaç kelime söylemenizi rica etmiştik. Bazı olaylara şahit olduk ve gördük ki; Mücahidlerin ilim ehlinden destek almaya ihtiyaçları var. Ve biliyoruz ki siz Mücahidleri seviyorsunuz, onlarla berabersiniz... Ve daha önce de söylediğiniz gibi Dokku Umarov, inşa'Allah Kafkasya Emirliği'nin meşru Emiri... Bizler, sizin bize e-posta ile gönderdiğiniz fetvanızı tercüme edip yayınladık ve birçok İslami web-siteye gönderdik. Ve inşa'Allah, Emir Dokku Umarov da sizin bu fetvanızı okumuştur. Bu bilgi, Kafkasya Emirliği'nin liderliğine de iletildi ve inşa'Allah, onlar da sizin bu desteğinizden çok memnun oldular. Allah, sizi hayırla mükâfatlandırsın! Size daha evvel de bahsettiğimiz gibi; Kafkasya'da bazı olaylar cereyan etti. Dağıstan Vilayeti'nin Emiri ve Kafkasya Emirliği'nin Baş Kadısı Seyfullah, inşa'Allah şehit düştü.(kendisi bundan evvel Kafkasya Mücahidlerinin Emirlerine ya da Komutanlarına, Dokku Umarov'un Müslümanların tek meşru yöneticisi olduğunu ve herkesin O'na itaat etmesi gerektiğini, O'na itaati terk edenlerin argümanlarının ise Şeriat tarafından kabul edilemez olduğunu söylemişti) Fakat yine de bazı Emirler, hala Emir Dokku Umarov'a itaat etmiyorlar. Onlar Dokku Umarov'a itaatsizlik etmekte mazur mudurlar? Bu fitne ya da uyuşmazlık, bunun sonucu olarak meydana geldi. Belki de bu, şimdilik büyük bir fitne değil fakat yine de zamanla derinleşip ayrılığa dönüşebilir.(Mücahidlerin demokrat ve milliyetçiler arasındaki düşmanları, bundan avantaj sağlamaya çalışıyorlar) Ve Arap gönüllüler arasından (Mücahidler arasında) bir kardeş var. O da Dokku Umarov'a itaat etmeyenlerden biri. Şimdi soru şu: Onların, biatlerini iptal etmelerine ve Emir Dokku Umarov'a itaat etmemeye hakları var mıdır? Bunlara ilaveten onlar, Emir Dokku'nun örneğin taktiklerde veya Cihadı sürdürme taktiklerinde bazı hatalar yaptığını söylüyorlar. Ya da örneğin, âlimler arasında görüş ayrılığı olan bazı şeyleri yapıyor diyorlar. Mesela Şeyh Hamid bin Ukla Eş-Şuaybi'nin (Allah ona rahmet etsin) söylediğine göre; örneğin, Şeyh Usame bin Ladin'in 2001'de yaptığı eyleme kendisi müsaade etmişti. Bazı âlimler buna izin verirlerken bazıları ise izin vermiyordu. Yani bu tarz, üzerinde ihtilaf edilen bazı olaylar var. Ve bu, sizin de duyduğunuz içerisinde feda eylemi (istişhada göre-şehadet operasyonları) olan Moskova'daki bazı olaylarla da alakalıdır. Bu eylemlerde yaklaşık 40 kişi öldü ve onların arasında kadınlar da vardı. İşte onlar, bunun ve buna benzer bazı şeylerin yanlış olduğunu söylüyorlar vs. Ve Dokku Umarov'a itaat etmeyen bu birkaç Emir diyor ki: "Bizler sana itaat etmek istemiyoruz. Ve burada asıl soru geliyor: "Bu birkaç Emirin, Emir Dokku Umarov'a itaat etmeme hakları var mıdır? Aynı zamanda Kafkasya Emirliği'nin diğer tüm Emir ve Mücahidleri diyor ki: "Sen bizim Emirimizsin ve biz sana beyat ettik. Bu beyatımıza sadık kalacağız." Böylelikle sizden, bu durum hakkında bir hüküm duymak istiyoruz. Ve burada sorumu bitiriyorum. Allah sizi mükâfatlandırsın! **** Şeyh Ebu Basir at-Tartusi'nin Cevabı: Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Allah, sizi hayırla mükâfatlandırsın! Allah, sizi hayırla mükâfatlandırsın, kardeşim- Allah sizi hayırla mükâfatlandırsın. Bu mesele, bu ve diğer insanları böyle konuşmaya veya böyle davranmaya iten sebepleri tam olarak bilmeksizin sadece telefon üzerinde birkaç söz ve birkaç cümleyle hükme bağlamanın zor olduğu bir meseledir. Fakat öncelikle deriz ki; Şeyh Mücahid Dokku Ebu Osman, tüm Mücahidlerin Emiridir (Emir-ül Mücahiddir-Allah O'nu korusun) ve O'na beyat ve itaat etmek zorunludur (vacibtir) İçinde içtihad ve bir seçimin bulunduğu belirli durumlar içinde bazı konulardaki anlaşmazlıklar yüzünden ona karşı isyan edemezsiniz. Ve eğer ufak uyuşmazlıklar ve önemsiz görüş farklılıkları sebebiyle Cihad Emirine karşı isyanı ve ayrışmayı haklı çıkarırsak o zaman, Müslümanların vahdeti olmayacaktır ve bir grup iki gruba, iki grup dört gruba, dört grup on gruba vs. ayrılacaktır. Ve bu da, bize Şeriat tarafından emredilen şeye aykırıdır. Allah şöyle buyuruyor: "Hep birlikte Allah'ın ipine sarılın. Parçalanıp ayrılmayın!" Bunlar, şu an söyleyebileceğim bazı şeylerdir. Böylesine geniş konular üzerinde yargılama yapma gibi bir şeye cüret etmek istemiyorum. Çünkü onun, kendi gereksinimleri ve unsurları vardır. Özellikle, muhalefetin söylediklerinin dinlenilmesi lazımdır vs. Fakat genel olarak ben uyuşmazlıklara, münakaşalara, düşmanlığa ve nefrete karşı şiddetle uyarıyorum. Allah(c.c.) buyuruyor ki: "Çekişmeyin ve cesaretinizi kaybetmeyin! Yoksa gücünüz gider.", "hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın!" Resulullah(s.a.v.) da şöyle buyurmuştur: "Allah'ın eli, cemaatle birliktedir." Ve eğer kardeşler, özellikle de Mücahidler arasında bir uyuşmazlık ve anlaşmazlıklar varsa, bu onlara zayıflık olarak geri döner ve Mücahidler üzerinde düşmanlarının hâkimiyetine yol açar. (Bu, çok önemlidir ve Emir'e itaat etmediklerini söyleyenler tarafından mutlaka anlaşılması gerekir) Ufak anlaşmazlıklar ve ufak fikir uyuşmazlıkları kesinlikle ayrılıkları, gruplaşmayı ve Mücahitlerin Emiri Dokku Ebu Osman'a (Allah O'nu korusun) karşı isyan etmeyi haklı çıkaramaz. Şimdilik kısaca cevaplayabileceğim budur. Fakat özel materyaller, özel problemler (karşılıklı ilişkiler) ve bazı hususi konuları ilgilendiren problemler hakkında telefonda tartışma başlatmak, bu konuşmalar kâfirler ve dostları tarafından dinlenirken, mümkün değildir. Ve benim sözlerimin sadece kendiniz tarafından dinlendiğini düşünmeyin, kardeşim. Yapmakta olduğum bu sohbet, şu anda, tüm Dünya tarafından takip edilmektedir. Ve bu, benim için hediye olarak yeterlidir: Sözlerim açık mı? Elhamdülillah açık! İşte bunlar, şimdi bende olanlardır. Ve eğer sözlerimi not ettiyseniz, onları iletin. Onları iletiyorsanız tamamen size açıkladığım gibi iletin. Barekallahu fıkh! Sevgili ve muhterem kardeşimiz Şeyh Dokku Ebu Osman'a selam söyleyin. Allah'tan O'nu ve Çeçenya'daki bütün Mücahidleri ve Kafkasya'daki tüm Mücahidleri korumasını, saflarını birleştirmesini, kalplerini birleştirmesini; nefreti, ayrılığı ve anlaşmazlıkları kalplerinden gidermesini dilerim. O Kadirdir, Semidir, Yakindir ve Mucibdir. Ve salât ve selam; Allah'ın Resulü'ne (s.a.v), ailesine ve ashabına olsun! Allah, sizi mübarek eylesin! Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Kaynak: IslamUmma
Kavkaz Center Yeni yorum ekle
|
||
|


Başta Dağıstan olmak üzere Kuzey Kafkasya'nın muhtelif bölgelerinde direniş,medyatik ablukaya rağmen devam ediyor. Ancak iç yakan bir durum olan medyatik ablukanın varlığı,coğrafî olarak Rusya'nın kalbinde yer almasından ötürü işgalci ordunun Kuzey Kafkasya'da yürüttüğü sözde anti terör operasyonlarının kirli yüzünü,savaşın acımasızlığını ve en önemlisi direnişin haklılığını gölgeliyor.Bütün bu olup bitene sebep Kremlin'in bölgeyi uluslar arası tarafsız gazeteci ve televizyonculara kapatmasıdır. Örneğin Amerika'nın Afganistan'da böylesine büyük çapta bir engelleme politikası uygulaması imkansızdı. Çünkü Afganistan,Birleşik Devletler'in yasal toprağı olmadığı için Batılı işgalciler Afgan coğrafyasında bulunmalarına dayanak olarak kendilerince sözde "Barış ve Demokrasi" yalanını ortaya attılar. Böylece Afganistan'ın işgalini meşrulaştırmaya çalıştılar.
İşte açıkça görülüyordu Çeçenistan,Rusya'nın iç meselesiydi ve dünya buna itiraz etmedi,edemedi.Kaldı ki Kremlin hâlâ bu iç mesele argümanını rahatlıkla kullanmakta ve özellikle İslam devletlerinin hükümetlerini içişlerine müdahil olmamaları konusunda uyarmaktadır ki Umarov liderliğindeki direnişe katılma veya mücahidlere yardım gönderme konusunda hevesli vatandaşlara karşı önleyici tebdirler alınsın.Diğer taraftan Rusya'nın uyguladığı medya ambargosu yüzünden Çeçenistan ve Çeçen-Kafkas Direnişi'nin bir Filistin Meselesi kadar gündemi meşgul etmesi çok zor.Bu vahim duruma kapalı kapılar ardında imzalalan işbirliği anlaşmalarını da dahil edersek,Türkiye'de Çeçenistan diye bir gündem oluşturmanın ancak ülkeler arası ticarî ve politik flörtlüğün günün birinde hesap anlaşmazlığından doğması muhtemel kavgada tarafların Çeçen ve Pkk kozlarını ortaya çıkarmalarıyla mümkün olacağını görmek zor değil...
Savaşı Rus şehirlerine taşıyan mücahidlere gelince; onların Rusya vatandaşlarından tek beklentisi ise,Kuzey Kafkasya'da devam eden çarlık ürünü savaşın kendi yurttaşları üzerinde yaşattığı maddî ve manevî baskıyı mücahidlerin şehirlerde düzenleyecekleri operasyonlar vasıtasıyla tecrübe etmelerini sağlayarak Çeçenler'in özvatanlarında ne gibi acılara düçar olduklarını anlamalarını sağlamaktır.
Kafkas Emirliği Kadısı Seyfullah (Ebu İmran)’ın «Allah rahmet etsin ve Firdevsinde ağırlasın, Şehid İnsh'Allah» Şeyh Ebu Muhammed El-Makdisî «Allah kendisini muhafaza buyursun» ‘ye Mektubu
Bu konuda söze başlamadan evvel unutmamamız gereken bazı noktalar vardır. Bunlar: