Diaspora Tepkili: "Kendine Gel Alev Alatlı!"
Zaman Gazetesi yorumcularından Alev Alatlı 14 Aralık
Cuma günkü yazısında "Rus Halkı Putin' den Ne Bekler" başlıklı bir
yazı kaleme aldı, ancak özgürlük mücadelesi veren Çeçen halkından
terörist olarak bahsetme gafletinde bulundu.
Bir Rus hayranı olduğundan kuşkumuz olmayan Alev
Alatlı son yazısında Rus halkının neden savaş suçlusu Putin' i
tercih ettiğini sahip olduğu vasat ve yanlış bilgi birikimi
ile anlatmaya soyunmuş.
Alev Alatlı yazısında: "...Vladimir Putin'in
sicilinde "İkinci Çeçen Savaşı"nı kışkırtmış olmaktan başkaca bir
leke görmüyorsunuz ki, içinde bulunduğunuz koşullarda,
doğrusu, o kadar kusur kadı kızında bile bulunur havasındasınız...",
"...Ayrılıkçı Çeçen hareketi de neredeyse tümüyle bastırılmış
olup, ufak tefek olayların dışında ülkede terörist saldırılar
görülmemektedir..." şeklinde özgürlük savaşı veren Çeçen
halkını aşağılayıcı ifadeler kullanmıştır. Alev Alatlı' nın
yazısında yer alan diğer materyallere ise değinme ihtiyacı dahi
hissetmiyoruz. (Arzu eden olursa hanımefendinin yorumunu okumak için
BURAYI tıklayabilir.)
Değerli ziyaretçimiz, Ulusal arenada yayın yapan bir
gazetenin yorumcusunun bu kadar sığ, bu kadar yanlış bir yazı kaleme
aldığına ilk kez rastlamıyor olsak ta, benzer hadiselerle
karşılaşmamak adına bu zihniyete tepki verilmesi gerektiğini
düşündüğümüz için bu yazıya ilişkin yorumumuzu sizlerle paylaşma
ihtiyacı hissettik.
Alev Hanımefendi, savaş suçlusu Putin' in sicilinde
"İkinci Çeçen Savaşı"nı kışkırtmış olmaktan başkaca bir leke
görmüyor ve bunu önemsiz bir ayrıntı olarak düşünüyor. Oysa Alev
Hanımefendi için bir ayrıntıdan ibaret olan İchkeria topraklarının
Rusya Federasyonu tarafınca II.kez işgalinin ve bu
işgalin sonuçlarının Çeçen halkı için bir ayrıntı olamayacağı son
derece açık. Tarihin sayfalarında biraz geriye gittiğimizde Sarhoş
Yeltsin' in ardından tahta çıkabilmek için popülariteye ihtiyaç
duyan eski KGB subayı Vladimir Putin' in emirleri ile 1999 yılında
hazırlanan ve Rus Gizli Servisi (FSB) tarafından gerçekleştirilen
bir dizi terörist saldırıdan Çeçenlerin sorumlu tutulduğunu, Rusya'
nın II.kez İchkeria topraklarını işgal ettiğini ve bu işgalin halen
devam ettiğini görüyoruz. Bugün bu işgalin sonuçları hakkında net
rakamlar ifade edilemese de, 1999 yılından bugüne İchkeria
topraklarında 40 bin çocuk olmak üzere 180 bin masum sivil Çeçen' in
Rus işgal güçleri tarafından katledildiği, 20 binden fazla Çeçen' in
filtrasyon kamplarında işkence gördüğü, 5 bin Çeçen' in mop-up
operasyonları ile ortadan kaybolduğu, 10 bin Çeçen' in sakat
kaldığı, binlerce kadının tecavüze uğradığı, 200 bin Çeçen' in
mülteci konumuna düştüğü, şehirlerin yakılıp yıkıldığı, kimyasal
silahların bölgede kullanıldığı uluslararası insan hakları
örgütlerince dile getiriliyor. Evet, gerçekten küçük bir ayrıntı!
Benzer bir soykırımı, benzer bir vahşeti herkes heryerde yapabilir
bundan böyle, ne de olsa entellektüel Alev hanımefendi bu kadarcık
kusurun kadı kızında da olduğuna hükmetmiş yazısında.
Alev Hanımefendi, Çeçen halkının mücadelesini
ayrılıkçı olarak nitelemekte ve özgürlük savaşını terörist eylemler
olarak nitelemekte bir abes görmüyor. Oysa bu entel hanımefendinin
bir nebze de olsa hukuk ve konu hakkında tarihi bilgisi olsa 1990
yılında Çeçen Ulusal Kongresi' nin bağımsızlığını ve egemenliğini
ilan ettiğini, bağımsızlığın 3 Eylül 1990 tarihinde SSCB tarafından
otonom cumhuriyetlere yönelik bir düzenlemeye, self-determination
ilkesine dayandığını, bu nedenle de Çeçen Cumhuriyeti İchkeria' nın
uluslararası hukuk açısından tam bağımsız bir devlet olduğunu
kavraması güç olmayacaktır. Bunu kavradığı takdirde de ortada
ayrılıkçı bir hareketin olmadığını, bağımsız bir devlet olan
İchkeria' nın Rusya Federasyonu tarafından işgal edildiğini, yaşam
hakkı tehdit edilen Çeçen halkının ise bu duruma karşı çıktığını
anlaması pek tabi mümkün olacaktır. Rusya' nın çeşitli bölgelerinde
meydana gelen terörist saldırıların ardında yine Kremlin' in yani
Putin' in olduğunu sağır sultan duymuşsa da, entel Alev Hanımefendi
bundan da bihaber olmalı ki hala sözde terörist saldırılardan
bahsetme ihtiyacı hissetmekte. Eğer Rusya ve terörizm konusu gündeme
gelecek ise bu Rusya Federasyonu tarafından yönetilen devlet terörü
şeklinde olabilir ancak.
Peki kimdir bu Alev Alatlı ve neden bu yazıyı yazma
ihtiyacı hissetmiştir?
Efendim son dönemlerde Türk faşizminin ideoloğu
olmaya çabalayan, 1944 İzmir doğumlu yaşını başını almış bu zatı
muhterem; ömrünün büyük bir bölümünü Türkiye dışında geçirmiş ama
nedendir bilinmez bir gün Türkiye' ye dönmeye karar verip, Türkiye'
de zamanını din, eğitim, aile yaşamı, bilim, siyasi ilişkiler vs.
her türlü konuda engin bilgi dağarcığına sahip olduğu imajını
yerleştirmeye çalışmakla harcayan acemi bir muhafazakardır. Alev
Alatlı' nın Rus hayranlığını gözler önüne seren ve Rus halkının
acısını anlattığını iddia ettiği "Aydınlanma Değil Merhamet" isimli
abuk bir de kitabı vardır. Hanımefendi, Amerika Birleşik Devletleri'
nde Yahudi sermayenin en büyük silahı olan The Times gazetesi ile
aynı yerde basılan bir cemaat gazetesinde yazardır. Evet, doğru
tahmin ettiniz, bu gazetenin manevi babası da yıllar önce
hastalık bahanesi ile Amerika' ya iltica etmiş ve halen oradan
cemaatini idare etmektedir. Bu nedenledir ki bu gazetede İsrail
Lübnan' ı işgal ettiğinde tek bir satır gerçek bilgi okuyamadınız ve
bu nedenledir ki bu gazetede işgal altındaki Irak hakkında olumsuz
yazı yer almaz, bu gazetede Amerika Birleşik Devletleri' nin
eleştirildiği görülmüş şey değildir. Amerika' yı anladık ta, Rusya
ne alaka diyenleriniz çıkabilir. Cevabı sualde gizlidir. Bu
cemaatin pek çok ülkede olduğu gibi Rusya' da da okulları vardır ve
kapatılma tehlikesi içerisindedir. Bu sebepten ötürü de malum gazete
artık Rusya' ya dost, düşmanına düşman olmuştur, tabii ki Amerika'
yı gözardı etmeden. Sonuç olarak, Alev Alatlı Hanımefendi
tarafından kaleme alınan bu amatör yorumda savaş suçlusu Putin' e
şirin gözükme çabasından başka bir şey değildir.
Kafdağı İnternet Portalı olarak halkımızı bu gerçek
dışı yazıya tepki vermeye davet ediyoruz. Tepkilerini iletmek
isteyenler
yorum@zaman.com.trBu e-posta adresi spam korumalıdır.
Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
adresine e-posta yollayabilirler. Portalımız tarafından Alev
Alatlı' yı protesto etmek ve yazısını tekzip etmesini talep etmek
amacıyla aşağıdaki e-posta gönderilmiştir:
"Sayın Alev Alatlı,
14 Aralık 2007 tarihinde Zaman Gazetesi' nde
yayınlanan "Rus Halkı Putin' den Ne Bekler" başlıklı yorumunuzu
esefle karşılamış bulunmaktayız.
Ulusal arenada yayın yapan bir gazetenin
yorumcusu olarak gerçeklerden bihaber bir şekilde, okuyucuyu
yanıltıcı ve yönlendirici olarak kaleme aldığınız yazınızdan ötürü
sizi şiddetle kınayarak protesto ediyoruz.
Sayın Alatlı, yeni yazılarınızda öncelikle doğru
terminolojiyi kullanmanızı rica ediyoruz. II.Çeçen savaşı terimi
uluslararası medyada dahi kullanılmazken sizin bu terimi nereden
bulduğunuzu merak etmekteyiz. Doğru ifade: Rusya' nın Çeçen
Cumhuriyeti İchkeria topraklarının II.kez işgali olmalıdır.
Sayın Alatlı, savaş suçlusu Putin' in sicilinde
"İkinci Çeçen Savaşı"nı kışkırtmış olmaktan başkaca bir leke
görmüyor ve bunu önemsiz bir ayrıntı olarak düşünüyorsunuz.
Oysa sizin için bir ayrıntıdan ibaret olan İchkeria topraklarının
Rusya Federasyonu tarafınca II.kez işgalinin ve bu
işgalin sonuçlarının Çeçen halkı için bir ayrıntı olamayacağı son
derece açık. Tarihin sayfalarında biraz geriye gittiğimizde Sarhoş
Yeltsin' in ardından tahta çıkabilmek için popülariteye ihtiyaç
duyan eski KGB subayı Vladimir Putin' in emirleri ile 1999 yılında
hazırlanan ve Rus Gizli Servisi (FSB) tarafından gerçekleştirilen
bir dizi terörist saldırıdan Çeçenlerin sorumlu tutulduğunu, Rusya'
nın II.kez İchkeria topraklarını işgal ettiğini ve bu işgalin halen
devam ettiğini görüyoruz. Bugün bu işgalin sonuçları hakkında net
rakamlar ifade edilemese de, 1999 yılından bugüne İchkeria
topraklarında 40 bin çocuk olmak üzere 180 bin masum sivil Çeçen' in
Rus işgal güçleri tarafından katledildiği, 20 binden fazla Çeçen' in
filtrasyon kamplarında işkence gördüğü, 5 bin Çeçen' in mop-up
operasyonları ile ortadan kaybolduğu, 10 bin Çeçen' in sakat
kaldığı, binlerce kadının tecavüze uğradığı, 200 bin Çeçen' in
mülteci konumuna düştüğü, şehirlerin yakılıp yıkıldığı, kimyasal
silahların bölgede kullanıldığı uluslararası insan hakları
örgütlerince dile getiriliyor. Evet, gerçekten küçük bir ayrıntı!
Benzer bir soykırımı, benzer bir vahşeti herkes heryerde yapabilir
bundan böyle, ne de olsa siz entellektüel bir hanımefendi olarak bu
kadarcık kusurun kadı kızında da olduğuna hükmetmiş bulunmaktasınız
yazınızda.
Sayın Alatlı, Çeçen halkının mücadelesini
ayrılıkçı olarak nitelemekte ve özgürlük savaşını terörist eylemler
olarak nitelemekte bir abes görmüyorsunuz. Oysa bir nebze de olsa
hukuk ve konu hakkında tarihi bilginiz olsa 1990 yılında Çeçen
Ulusal Kongresi' nin bağımsızlığını ve egemenliğini ilan ettiğini,
bağımsızlığın 3 Eylül 1990 tarihinde SSCB tarafından otonom
cumhuriyetlere yönelik bir düzenlemeye ve self-determination
ilkesine dayandığını, bu nedenle de Çeçen Cumhuriyeti İchkeria' nın
uluslararası hukuk açısından tam bağımsız bir devlet olduğunu
kavramanız güç olmayacaktır. Bunu kavradığınız takdirde de ortada
ayrılıkçı bir hareketin olmadığını, bağımsız bir devlet olan
İchkeria' nın Rusya Federasyonu tarafından işgal edildiğini, yaşam
hakkı tehdit edilen Çeçen halkının ise bu duruma karşı çıktığını
anlamanız pek tabi mümkün olacaktır. Rusya' nın çeşitli bölgelerinde
meydana gelen terörist saldırıların ardında yine Kremlin' in yani
Putin' in olduğunu sağır sultan duymuşsa da sizin gibi bir
entel bundan da bihaber olmalı ki hala sözde terörist saldırılardan
bahsetme ihtiyacı hissetmektesiniz. Eğer Rusya ve terörizm konusu
gündeme gelecek ise bu Rusya Federasyonu tarafından yönetilen devlet
terörü şeklinde olabilir ancak.
Kafdağı İnternet Portalı yönetimi olarak
yaşınızın ve konumunuzun bilincinde hareket etmenizi rica
etmekteyiz. Sizden yazınızı yeniden gözden geçirmenizi ve
bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen halkından özür dileyerek bir
tekzip yazısı yayınlamanızı talep ediyoruz.
Saygılarımızla,
Kafdağı İnternet Portalı Yönetimi
www.kafdagi.net"