Ebu Muhammed El Makdisi’den Emir Seyfullah’a İthafen

“KİTAP YÖNETİR, KILIÇ DESTEKLER”

“Bizim için acı fakat alemlerin rabbi dilerse O’nun için değil” diyor Şeyh Ebu Muhammed Asım El Makdisi,Emir Sayfullah Anzor Astemirov’a hitaben yazdığı makalesinde…
Makale, 26/03/2010 tarihinde Ebu Muhammed’in sitesinde yayınlandı. Şeyh’in makalesinin tercümesini yayınlıyoruz:

“Müminler arasında, Allah’a verdikleri sözde duran nice erkekler vardır. Onlardan kimi, verdiği sözü yerine getirdi; kimiyse beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.”(Ahzab,23)
Kafkasya Emirliği Kabardey-Balkar ve Karaçay Birleşik Vilayeti yönetimi, Emir Seyfullah Anzor Astemirov’un,24 Mart 2010 tarihinde,Kabardino-Balkarya’nın başkenti Nalçik’te meydana gelen bir çatışmada (inşallah) şehid düştüğünü bildirdi.
Kabardey-Balkar ve Karaçay Birleşik Vilayeti’nin mücahidlerinin açıklamalarında Emir Seyfullah’ın her zaman ön saflarda savaştığı ve O’nun sığınaklarda saklanarak mücadeleyi sadece çatışma ile sınırlandıranlardan olmadığı belirtildi.
Emir Seyfullah, önceki Kafkas Cephesi’nin Kabardey Balkar Cephesi’n,i sonra da Kabardey-Balkar ve Karaçay Birleşik Vilayeti’ni yönetti. Daha sonra Ebu Usman Dokko Umarov, O’nu Kafkasya Emirliği’nin kadısı olarak atadı.
Emir Seyfullah, Kafkasya Emirliği’nin ilan edilmesinde önemli bir rol oynadı ve müslümanların akidelerinin düzeltilmesi konusunda çok çaba sarf etti. O’nu, “muvahhidlerin imamı” olarak da adlandırdılar. O, Müslümanlara karşı merhametli fakat kafirlere ve münafıklara karşı şiddetliydi.
Allah seni affetsin ey Ebu İmran! Ve de kılıç ve kaleminle yaptığın cihadını kabul etsin! Sen gerçekten de okuduğumuz kadarıyla hem söz hem de silah mücahidlerindendin.
Birçok defa senin bildirilerini okudum ve bana zaman zaman gönderdiğin (ses ve görüntü) mesajlarını dinledim. Onlarda bana, Kafkasya’daki mücahidlerin durumu hakkında bilgi veriyor ve değişik sorular hakkında benden fetva ve nasihat talep ediyordun.
Sen zaten onlar hakkındaki cevapları her zaman biliyordun fakat yine de siz- Kafkas insanının asil terbiyeniz, alimlere olan saygınız ve onlarla nasihatleşmeye gösterdiğiniz sevginizden dolayı böyle yapıyordun. Ve senin sorularında hakiki kavrayışını, cevaplar hakkındaki ilmini, bakış açını, basiretini ve şeriat hakkındaki bilgini gördüm ve anladım ki sen, Allah’a sadık olan kullardansın.
Ve bundan da, Kafkasya Emiri Ebu Usman Dokko Umarov’un seni kadı seçmesindeki tecrübe ve bilgeliğini, senin dini bilgin hakkındaki anlayışını ve takva ve basiretini takdir ettiğini anladım.
Mükemmel bir tevazu ve tavır, ilim, takva, cihad anlayışı, sebat ve sonunda şehadet: bu ne muhteşem bir kalite! Bu nasıl bir azamet ve yücelik, nasıl bir kıyam!
Muhakkak ki gözler yaşarır, kalp hüzünlenir. Fakat bizler, Rabbimizin razı olacağı şeyden başkasını konuşmayız. Ve hakikaten bundan sonra senin mesajın nasıl yarım kalır ey Ebu İmran?! Biz buna hüzünleniriz.
Ve eğer biz bir şey unutursak bile senin mesajlarını, ayrıntılı fetvalarını, Ahmed Zakayev hakkındaki kararını asla unutmayacağız.
Sen bizlere Ömer Faruk(radıyallahu anh)’un mahkemesini ve önlerine adaletin ikamesi ile tevhidin gerçekleştirilmesinden başka hiçbir şey koymayan o İslam’ın kılıçlarına ve aslanlarına benzeyenleri hatırlattın.
Sen bize, İslam’ın ilk dönemlerindeki büyük insanları, onların devletlerini ve kahramanları hatırlattın. Allah sana rahmet etsin! Sen nasıl tevhidi ayağa kaldırdıysan Allah da senin dereceni yükseltsin. Ve sen nasıl tevhid sancağını yücelttiysen O(c.c.) da senin cennetteki dereceni artırsın!
Ve sen, Kafkasya’nın farklı köşelerinde meydana gelen olaylardan uzak olmadığın gibi dahası, tüm dünyada olan bitenlerden haberdardın. Emirliğin kurulduğu andan beri senin varlığın belirgindi ve senin etkin çok açıktı.
Kafkasya mücahidleri lideri Dokko Umarov, Kafkasya Emirliği’ni ilan ettiğinde Emir Seyfullah şöyle demişti:
“Bizler, asıl tevhidi ve Yüce Allah’ın yardımını elde ettiğimize inanıyoruz. O’nun yardımıyla tüm güçlükleri yeneriz. Sadece O’na itaat ve ibadet ederiz.”
Ey Allah’ım! Kulun Ebu İmran, hakikaten de tevhidi sevindirdi. Tevhid için savaştı. O’nun fikirleri tevhiddi ve O,tevhidden razıydı. Tevhid için gadaplandı ve tevhidi destekledi. Ve biz, O’nun Kelime-i Tevhid için öldüğüne şahidiz.
Ey Allah’ım! O’nun derecesini yükselt ve O’nun adı vesilesiyle tevhidi mamur eyle!

Ebu Muhammed El Makdisi

9 Rabbiüssani 1431 / 26 Mart 2010