Kafkas Emirliği Kadısı Seyfullah (Ebu İmran)’ın Şeyh Ebu Muhammed El-Makdisî ‘ye Mektubu

Kafkas Emirliği Kadısı Seyfullah (Ebu İmran)’ın «Allah rahmet etsin ve Firdevsinde ağırlasın, Şehid İnsh’Allah» Şeyh Ebu Muhammed El-Makdisî «Allah kendisini muhafaza buyursun» ‘ye Mektubu

Ey bizim şerefli ve asil şeyhimiz – Ebu Muhammed El-Makdisî-! Allah (c.c) sizi muhafaza etsin.

Allah’ın (c.c) selamı, rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun.

Ey bizim sevgili şeyhimiz! Ramazan bayramınız mübarek olsun.

Mübarek Ramazan Bayramı münasebeti ile Kafkasya’daki kardeşlerimin selam ve bayram tebriklerini sizlere sunuyorum.

Allah sizden ve bizden yapmış olduğumuz salih amelleri kabul etsin ve ayaklarımızı apaçık hak üzere sabit kılsın.

Kafkasyada’ki  mücahit  kardeşlerinizi (itikadi  ve  cihadi  noktada) desteklemeniz  ve  yardım  etmeniz  sebebiyle  Allah’tan  sizi  hayır  ile mükafatlandırmasını diliyorum.

Sizin bize yolladığınız o güzel mektup buradaki gençlerin kalplerine şifa tevhidin yardımcıları için ise büyük bir müjde oldu. İnşallah münafıklar için ise onların birlik ve kuvvetlerini dağıtan bir kasırga olacak. Bu mübarek Ramazan’ın bir bereketidir.

ﱪﻛﺍ ﷲﺍ ﷲ ﺪﻤﳊﺍ

Elhamdulillah «Allahu Ekber ! Bizler şaşırmış ve yolunu kaybetmiş bir halde iken bizi doğru yola ileten Allah’a (c.c) hamd eder ve O’na şükrederiz. Sonra da, hakkı bütün açıklığı ile haykıran, kınayıcıların kınamasına aldırış etmeyen, enbiyaların varisleri, Allah’ın (c.c) insanlar üzerine kendilerini bir takım faziletler ile üstün kıldığı, alimlerimize teşekkür ederiz ,ki onlar Allah’ın (c.c) kitabında çizmiş olduğu hudutları çiğnememek için ve Allah’ın (c.c) Kitabından ayrılmamak için kendi ehillerinden ayrılan, hicret eden, çileler çeken ve tağutların baskı ve zulümlerine sabreden alimlerimizdir.»

Ey bizim sevgili şeyhimiz, biz içinde bulunduğumuz şu (cihadî ve itikadî) durum ile şerefe nail oluyoruz ve sizin bizi teyit etmeniz sebebiylede gurur duyuyoruz.

Eğer bizim üzerimizde burada cihad etme vucubiyyeti olmasaydı, bizim üzerimize vacip olan sizin yanınıza gelip sizin meclisinizde ilim talep etmekti.

Allah’tan (c.c) bizi ve sizi sevdiği ve razı olduğu şeylere ulaştırmasını ve İ‘la-i Kelimetullah yolunda dinine hizmetçi kılmasını istiyoruz. Sizinle birlikte olan bütün tevhidin savunucusu olan alimlerimize, ilim talebelerine, mücahitlere ve bütün muvahhit kardeşlerimize selamlarımızı ve bayram tebriklerimizi ulaştırınız.

Salat ve selam nebimiz Muhammed’in, bütün âlinin ve ashabının üzerine olsun.

Kardeşiniz ve Öğrenciniz

Ebu İmran Seyfullah

Kafkasya 29 Ramazan

Not : Bu mektubu Şeyh Muhammed El-Makdisî sitesinde yayınlamıştır.            

* * *

Şeyh Ebu Muhammed el-Makdisi Kimdir?

Tam olarak ismi, Ebu Muhammed Asım b. Muhammed b. Tahir el-Berkavi olup, Ebu Muhammed el-Makdisi ismiyle tanınmaktadır. Şeyh Ebu Muhammed, Hicri 1378 (Miladi 1958) yılında, daha önce Ürdün’ün bir parçası halinde iken 1967 savaşlarından sonra İsrail tarafından işgal edilen Nablus’un Berka köyünde dünyaya gelmiştir. 3-4 yıl gibi kısa bir süre sonra ailesiyle birlikte Kuveyt’e geçmiş ve daha sonra da babasının arzusuyla Irak’ın kuzeyinde bulunan Musul Üniversitesi’nde okumuştur. Bu dönemde bir çok İslamî Hareket Mensubu olan kimselerle bağlantıya geçmiştir. Daha sonra Kuveyt ve Hicaz arasında bir yerde ilim tahsiline devam etmiştir.

Dünya genelinde İslami çalışmalarla ilgisini kesmeme adına defalarca Pakistan ve Afganistan’a gitmiş, orada davet derslerine katılmış ve ilk kitabı olan “Millet-i İbrahim’i” yazmıştır.

Şeyh 1992 yılında Ürdün’e yerleşmiş, orada Afgan cihadına katılan bir çok mücahide dersler vermeye başlamıştır. Elbette kendisinden önce bir çok sıkıntıya maruz kalan davetçilerin başına gelen imtihanların Şeyh’inde başına gelmesi kaçınılmaz olmuştur.

1994 yılında Filistin’de siyonistlere karşı operasyonlara katılmanın caiz olduğu yönünde verdiği fetvasından dolayı bir çok arkadaşı ile birlikte tutuklanmıştır. Senelerce Ürdün  zindanlarında esir kalmış, daha sonra ise serbest bırakılmıştır. Ancak özgürlüğü uzun sürmemiş Amerika ordusuna karşı operasyon yapılmasının caiz olduğu yönündeki fetvaları sebebiyle zindana atılmıştır.

Ürdün zindanlarında on beş sene kadar esir olan Şeyh Ebu Muhammed Allah’ın yardımıyla oradan kurtularak davet ve cihad çalışmalarına devam etmektedir. Şeyh Ebu Muhammed’in ihlasla Allah’ın dinine davet etmesi kısa sürede semeresini vermiş, bugün dünyanın dört bir tarafında kitapları, risaleleri okunmaya ve diğer dillere çevrilmeye başlanmıştır. Bugün itibarıyla “www.tawhed.ws isimli sitesinde 18 kitabı, 200’e yakın risalesi bulunmaktadır. Şeyhin Türkçeye çevrilmiş birçok eseri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır;

  • Milleti İbrahim
  • Demokrasi Bir Dindir
  • Otuz Risale (Selasiniyye)
  • Fesat Medreseleri
  • Tağutların Yardımcıları Hakkanda Şüphelerin Giderilmesi
  • Ey Zindan Arkadaşlarım 1-2
  • Çağımız Mürcielerine Reddiye

Şeyh Ebu Muhammed El Makdisi’den Emir Sayfullah’ın şehadeti hakkında: ”Kitap yol gösterir, kılıç ise onu destekler” isimli makalesi. 26.03.2010 tarihli bu makale, Ebu Muhammed’in sitesinde yayınlandı.

Şeyh’in makalesinin tercümesini aşağıda sizlere sunuyoruz:

“Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir”. (Ahzab, 23)

Kafkasya Emirliği’nin Kabardey-Balkar ve Karaçay Birleşik Vilayeti yönetimi, Emir Seyfullah Anzor Astemirov’un 2010 yılının 24 Mart gecesindeki şehadetini (inşallah) haber verdi. Habere göre Emir Seyfullah Kabardey-Balkar’ın başkenti Nalçik’te meydana gelen bir çatışmada şehid (inşallah) düşmüştü.

Kabardey-Balkar ve Karaçay Birleşik Vilayeti mücahidlerinin anlattıklarına göre Emir Seyfullah daima ön saflarda çarpışırdı. Asla sığınaklarda gizlenerek savaşa teşvik edenlerden olmadı. İlk önce Kafkas Cephesi’nin Kabardey-Balkar alanını yöneten Emir Seyfullah, daha sonra Kabardey-Balkar ve Karaçay Birleşik Vilayeti’nin başına geçti. Ardından Kafkasya Emirliği Emiri Dokku Umarov, onu Kafkasya Emirliği’nin Kadısı olarak atadı.

Emir Seyfullah, Kafkasya Emirliği’nin ilan edilmesinde önemli rol oynadı ve müslümanların akidesinin düzeltilmesi için çok çaba sarf etti. Ona, “muvahhidlerin imamı” da denirdi. O, Müslümanlara karşı merhametli,kafirlere ve mürtedlere karşı ise pek çetindi.

Allah seni affetsin ey Ebu İmran! Ve de kılıç ve kaleminle yaptığın cihadını kabul etsin! Biz seni gerçekten de hem dili hem de silahıyla mücadele eden mücahitlerden sayıyoruz.

Birçok defa senin tarafından yazılan bildirileri okudum ve bana zaman zaman gönderdiğin (ses ve görüntü) mesajlarını dinledim. Onlarla bana, Kafkasya’daki mücahitlerin durumu hakkında bilgi veriyor ve değişik sorular hakkında benden fetva ve nasihat talep ediyordun. Sen zaten biliyordun sorularının cevaplarını fakat yine de siz Kafkas insanının asil terbiyesinden, alimlere olan saygınızdan ve onlarla nasihatleşmeye gösterdiğiniz sevgiden dolayı böyle yapıyordun. Ve senin sorularında hakikati kavrayışını, cevaplar hakkındaki ilmini, bakış açını, basiretini ve şeriat hakkındaki bilgini gördüm ve anladım ki sen, Allah’ın sadık kullarındansın.

Ve bundan da, Kafkasya Emiri Ebu Osman (Dokku Umarov)’un seni kadı seçmesindeki tecrübe ve bilgeliğini, senin dini bilgin hakkındaki anlayışını ve sendeki takva ve basireti nasıl fark ettiğini anladım. Mükemmel bir tevazu ve tavır ve aynı zamanda ilim ve takva, cihad anlayışı, sebat ve en sonunda şehadet… Bunlar ne muhteşem vasıflar! Bu nasıl bir azamet ve yücelik, nasıl bir kıyam!

Elbette gözler yaşarıyor, kalpler hüzünleniyor. Fakat bizler, Rabbimizin razı olacağı şeyden başkasını söylemeyiz. Ve hakikaten bundan sonra senin mesajın nasıl yarım kalır ey Ebu İmran?! Biz buna hüzünleniriz.

Bizler bazı şeyleri unutsak bile senin mesajlarını, ayrıntılı fetvalarını ve Ahmed Zakayev hakkındaki kararını asla unutmayacağız. Sen onlarla bizlere Ömer Faruk(radıyallahu anh)’un muhakemesini ve önlerine adaletin ikamesi ile tevhidin uygulanmasından başka hiçbir şey koymayan o İslam’ın kılıçlarına ve aslanlarına benzeyenleri hatırlattın. Sen bize, İslam’ın ilk dönemlerindeki büyük insanları, onların devletlerini ve kahramanlarını hatırlattın. Allah sana rahmet etsin! Sen nasıl tevhid sancağını ayağa kaldırdıysan Allah da senin derecelerini arttırsın. Ve sen nasıl tevhid sancağını yükselttiysen O (c.c.) da senin cennetteki derecelerini yükseltsin!

Ve sen, Kafkasya’nın farklı köşelerinde meydana gelen olaylardan bihaber olmadığın gibi dahası, tüm dünyada olan bitenlerden de haberdardın.

Emirliğin kurulduğu andan itibaren senin varlığın belirgindi ve senin etkin çok barizdi. Kafkasya mücahitleri lideri Dokku Umarov, Kafkasya Emirliği’ni ilan ettiğinde Emir Seyfullah şöyle demişti:

«Bizler, asıl olanı elde ettiğimize inanıyoruz. Bu Tevhid ve Yüce Allah’ın yardımıdır. O’nun yardımıyla tüm güçlükleri yeneriz. Sadece O’na itaat ve ibadet ederiz.»

Ey Allah’ım! Kulun Ebu İmran, hakikaten tevhidle sevindi. Tevhid için savaştı. O’nun düşünceleri tevhiddi ve O, tevhidden hoşnuttu. Tevhid için öfkelendi ve tevhidi destekledi. Ve biz, O’nun Kelime-i Tevhid yolunda öldürüldüğüne şahidiz.

Ey Allah’ım! O’nun derecesini yükselt ve O’nun adı vesilesiyle tevhidi mamur eyle!

Ebu Muhammed El Makdisi

9 Rabbiüssani 1431 (26 Mart 2010)