Mücahidler ve Allah’ın Savaşçısı İsa İzerhanov

Şehidler hakkında o kadar yazı yazmamı istiyorlar ki, (“Gerçek Kahramanlar ve Yalan” isimli makaleyi bitirdim diye düşünürken) yine sevdiğimiz kardeşlerimizden biri bizi terk ediyor ve gene oturup yazmaya başlıyorum. Bu yazıda İsa’nın gerçek yönünü anlatmak istiyorum, onun yaşadıklarına ve büyük sabrına hayrandım (Bu mektubumda bizi ve Cihad’ta olan kardeşlerimizi anlayanlar olur ve okurlar inşaallah..) ve ne kadar yazsam belki İsa hakkında az olur, İsa kardeşimle son ekmeğimizi paylaştık, nice kafirlere karşı operasyonlara katıldık, ama bir gün kafirlerle çatışmada Şehid (İnsh’Allah) oldu.

Biliyorum ne kadar yazsam onun hakkında yazacaklarım gene de eksik kalır. Belki de size mantıksız gelir bir adamın 1999 da Cihada başlayıp, 2009 da Şehid oluncaya kadar geçen zamanda, ne Amir ne Komutan olmaması…Benden her yönden üstün ve Allah yolunda canını veren bu Mücahid kardeşimi size anlatmaya çalışacağım..

***

Çok korkunç görüntüydü, öksürdüğü zaman İsa’nın akciğerlerinden kan gelirdi, çünkü akciğerleri artık tüberküloz hastalığına rehin olmuştu. Ama hiç bir zaman aklına gelmezdi hastalığı, Cihadı bırakıp gidip tedavi olmaya zamanı yoktu. (O zamandan sonra artık daha bir sürü solunum yolu hastalıklarına yakalandı ama şunu bilyorumki başka bir insan olsaydı, Cihad ta dahil her şeyi bir kenara bırakıp tedavi olmanın yollarını arardı.)

Grozni hapishanelerininin kalın duvarları arasında kafirler ve yerel iişbirlikçi mürtedler tarafından çok işkencelere maruz kaldı. Ayak uçlarına elektrik bağlayıp saatlerce işkence ve aciyi çekti, Elektrikli işkencelere başlandığı zaman ve bu elektriğin vücudundaki bütün kılcal damarlarına kadar dolaşmaya başladığı anlarda bile, hiç bir zaman mucahidlerin adlarını söyleyeyim de kendimi kurtarayım düşüncesi aklının ucundan bile geçirmedi.

2005’te Roshni-Chu köyünde Putinin en yakın arkadaşı Mücahidler tarafından öldürülmüştü. İşbirlikçi yerel mürtedler ve kafirler bir şok yaşıyorlardı. Nasıl olur da bu adam öldürülür. Bu olayı İsa’nın üstüne zorla atacaklardı, Evet İsa çok iyi hatırlıyordu bu olayı, arabanın içinde kafirlerlerin yandığını, onlar silahları ve erzakları nasıl aldıklarını çok iyi hatırlıyordu ama kafirlere hiç bir şey anlatmadı…

Allah dedi ki ayetlerinde mü’minler için sarhoş edici her şeyde büyük zarar var. Ama işte o gün Putinin en yakın dostu aşırı alkol alıyor ve bir anda haber geliyor ki Roshni-Chu köyünü Mücahidler bastı, alkolün etkisinde biniyor arabasına ve sarhoşluğun vermiş olduğu cesaretle, Köye tek başina gidiyor… Halbuki Rus kafirler bile ağır tank zırhlılarıyla o bölgeye girmeye cesaret edemezlerdi ve her kafir iyi biliyordu oraya giden geri dönmezdi. Arabayla köye yaklaştığında mücahidlerin dur uyarısını dinlemeyen Putin’in en yakın dostuna mücahidler tarafından ateş açıldı.. ve böylece alkolün etkisinde hiç bir şey anlamadan kafir cehenem ateşine gönderildi..

(Özür dilerim ama yine İsanın hikayesine gelmek istiyorum.) Kafirler ve işbirlikçi yerel murtedler çoktan avlanmaya başlamışlardı ve Mücahidler tarafından bilenen ama kafirlerin adını soyadını bilmedikleri adamın peşine düştüler.. (Bütün Mücahidler İsa’ya “Abu Halid” diye seslsenirdi, eski ve cesur Müslüman araplar Abu Halid’e kendi devirlerinde “Çöl Aslanı” derdi. Pasaportta adı; İsa İzerhanov’du. Bu isim yıllardır kafirleri ve işbirlikçi yerel murtedleri rahatsız ediyordu..
Kafirlerin mahkemesi İsa’yı Mucahidlere katıldığı için ve Roshni-Chu köyüne saldırıda bulunduğu için tutukladı ve hapse attı ama İsa gibi mucahidlere hapis nedir?

Bir yıl geçmeden Grozni’deki  hapishaneden firar etti ve Achxoy-Martan bölgesinde tekrar ormanlık dağlara çıktı. Doğum yeri İsa’nın Achxoy-Martan ama Çeçenistan’ı devamlı gezdiği için yüzde 80 yerel halkı tanıyordu..

Hapishaneden kaçarken yanında tüberküloz hastalığını götürdü ve yılardır kış zamanlarında yer altında Mücahidlerin yaptığı zemin sığınak evlerde bu hastalık ona işkence gibi geldi. Geceleri öksürürken ciğerlerinden kan gelir uyuyamazdı ancak Bahar geldiğinde biraz kendini toparlar ve hep beklerdi ne zaman Allah’u Teala ısıtacak toprağı.. Hastalıklardan dolayısıyla zayıf düşmüş ve yorulmuştu ama hiçbir zaman boyun eğmemişti. İSA sizin gözünüzde öyle kalacak ..

Çeçenistan ve İnguşetiya topraklarını çok çok iyi bildiği için diğer Mücahid kardeşler tarafından “internet” lakabını aldı. Sanki bugün yaşamışım gibi hatırlıyorum, bir gün İsa ile bir Dağ bölgesindeki bir köye inmiştik, geceydi kafirlerin ve işbirlikçi yerel murtedlerin pusularına yakalanmamak için çok hızlı ve karanlıkta hareket ediyorduk, ilerde sesimizi duyan yaşlı bir dede meraklı gözlerle bizden tarafa bakıyordu, yaklaştık ve karanlıkta dedenin yüzü tam seçilmiyordu sadece dedenin soyadını sordu ve hemen internet gibi kim olduğunu çıkardı. “Senin oğlun ile Grozni’de birinci Cihad’tda beraber savaştık, bir kaç yıl sonra yakalandı ve falan yıl cezasına çarptırıldı” dedi İsa.. O gece ben de, en az bu yaşlı dede kadar şaşırmıştım. Oysa ki ben İsa’nın kafasındaki enformasyonun nasıl çalıştığını biliyordum ama böyle karanlıkta bir de dedenin yüzünü alaca karanlıkta görerek kim olduğunu çıkardı..

Hiç bir zaman ne çatışmada ne ağır silahlar bombaladığı zamanda ne de kafirlerin en ağır kuşatmalarında cesaretini kaybetmedi.Çeçenistan’ın en büyük çatışmalarına koşarak katılan cesaretli ender Mücahidlerdendi. Bir defasında kendisi yola bir mayın yerleştirmiş ve bir tanki ve onun üstünde oturan kafirlerle beraber yok etmişti..Çeçen tarihinde büyük çatışmalara katıldı ve o çatışmaları yaşadı..Adı büyük kahramanlarla anıldı. Amirler sürekli çatışmalar hakkında konuşur ve bilgisini becerisini aktarırdı.

Bir gün Bamut’a kadar İsa ile yolculuk yaptık ve orada eskiden yapılmış Mucahid barınaklarına rastladık, bu barınakları yapan Mücahidlerin hepsi şehid olmuştur inşaAllah ve İsa bana anlatmaya devam ediyor. 2000’de Mücahidlerin burada kamp yaptığını anlattı ve hep gösterirdi Mucahidlerin nerede şehid olduğunu.

Bir gün kafirlere yaklaşabilmek için Achxoy-Martan köyüne başka bir taraftan saldırmak istedik o anda yanlışlıkla Bazuka patlamış ve bir mucahidin ayagi kopmuştu. Bir kaç saat sonra yaralı Mücahid şehid oldu. Gene bir defasında başka bir mucaidin ayak kemikleri ve kaburgaları kırılmış ve sonra İsa’nın da yardımıyla iyileşip Cihada devam etmişti. Adı Vaha Djenaraliyev (Abu Valid),

İsa ile beraber Mücahidlerin eski kamplarını dolaştık, İsa’dan başka kimse bilmezdi oraları hatta bir kere dağların arasında dere kenarında eski bir gizli kamp bulunyordu onu sadece İsa biliyordu.. Yorulmuş gibi nefesini boşaltarak dedi ki; “bütün eski mücahidler beraber aynı safta duranlar çok oldu gittiler bu dünyadan, sadece ben tarihi eser gibi kaldım aranızda”

O’na çok acı çektiriyordu eski hatıralar… Evet işte Mücahid İsa…

Yüce Allah Şehadetini ve Gazavatını kabul etsin İnşaAllah Kardeşim…