Sanal “Dünya Çeçen Kongresi” Sahnelendi

16-18 Eylül tarihleri arasında Polonya’nın başkenti Varşova’ya 70 km mesafedeki Pultusk isimli küçük bir kasabada, İçkerya’nın eski Dışişleri Bakanı ve tiyatro aktörü Akhmad Zakaev’in denetimindeki sanal “Dünya Çeçen Kongresi” toplandı.

Çeçen ulusu adına gerçekleştirilen bu yasadışı girişim hakkındaki detayları ve gerçekleri açıklamadan önce, “Dünya Çeçen Kongresi”nin ne olduğunu anımsayalım.

“Dünya Çeçen Kongresi” fikri ilk olarak efsanevi Devlet Başkanımız Dzhoxar Dudaev tarafından ortaya atıldı ve bu fikre uygun olarak ta 1995 yılında Çeçen diasporaları kongresi oluşturuldu. Bu kongrenin başına da Prof.Mohammad Shishani seçildi.

Türk hükümetinin engellemeleri nedeniyle Türkiye’de düzenlenmek istenilen kongre gerçekleştirilemedi ve Kongre 2002 yılında Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da toplandı. Ruslan Khasbulatov ve Akhmad Zakaev destekleriyle Deni Teps oluşumun “Başkanı” olarak seçildi. Ardından “Kongre”, Belçika’da hükümet dışı uluslararası organizasyon “Dünya Çeçen Kongresi” isimli bir yapılanma olarak kaydedildi. O dönemden beri “Kongre” sadece kağıt üzerinde yer alıyordu ancak geçtiğimiz yaz İçkerya eski Dışişleri Bakanı Zakayev’in yetkisi olmamasına rağmen Kadirov’un temsilcisi Dukvakha Abdurakhmanov ile yaptığı görüşmelerde yeniden gündeme geldi.

Bu gelişmelerden rahatsızlık duyan “Dünya Çeçen Kongresi” isimli oluşumun yönetim kurulu üyeleri Aralık 2009’da İstanbul’da gizli bir toplantı düzenledi. Toplantıya Ürdün diasporasından Prof.Mohammad Shishani, Rusya Federasyonu diasporasından Deni Teps, Türkiye diasporasından ise Kafkas Çeçen Kültür Derneği’nin eski Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Sinan ile Medet Ünlü katıldı. Toplantıda oluşumun ne Zakayev’in ne de Kadirov’un himayesinde olmadığı, bağımsız bir yapılanma olduğunun deklare edilmesinin gerektiği üzerinde fikir birliğine varılırken, “Kongre”nin Batı Avrupa ülkelerinden birisinde toplanmasının önemli olduğuna değinildi. Toplantıda Prof.Mohammad Shishani oluşumun “Genel Sekreteri” olarak seçildi ve “Kongre” ile ilgili konuşmak ve her türlü açıklamayı yapmak üzere tek yetkili kılındı. Ayrıca oluşumun yönetim kurulunda yer alan bazı isimlerin üyelikleri Ramzan Kadirov ile olan bağlantıları nedeniyle düşürüldü. Bu isimler Ramzan Kadirov ve Akhmad Zakaev’in yakın dostu Ramzan Ampukayev; Kazakistan Çeçen diasporası lideri Akhmed Muradov; ve Türkiye Çeçen diasporası mensubu Abdurrahman Özdil’di. Toplantının yapıldığı günlerde oluşumun en büyük problemi böylesi bir kongreyi finanse edecek paraydı ve bu sebepten ötürü kongreyi toplama fikrini finansman sorunu çözülene kadar erteleme kararı aldılar.

Uzun bir aranın ardından Deni Teps, Zakaev’in kişisel internet sitesi Chechenpress’te “Dünya Çeçen Kongresi” organizasyonu adına bir açıklama yayınladı. Ancak Deni Teps bile açıklamasında Polonya’da organize edilen etkinliği “Kongre” olarak nitelendiremedi ve “Uluslar arası Forum” olarak nitelendirmeyi uygun gördü. Ayrıca Deni Teps açıklamasında Rus terminolojisini kullanarak Rusya Federasyonu’na bağlı bir “Çeçen Cumhuriyeti”nden bahsetti. Öte yandan finansman sorunu organizasyon açısından önemli bir problemken ilan edilen programda yer alan çok sayıdaki Avrupalı politikacının masraflarını karşılayacak paranın nasıl bulunduğu ise tam bir muamma. Polonya’daki sözde “Kongre”yi herhangi bir Çeçen’in finanse etmediği biliniyor. Paranın ikinci Rus-Çeçen savaşının çıkmasının ardındaki aktörlerden ve Akhmad Zakayev’in finansörü olan Boris Berezovsky’den geldiğiyle ilgili çeşitli iddialar reddedildi. Peki öyleyse böylesi bir organizasyon ne kadara mal oldu ve para nerden geldi?

Deni Teps’in açıklamasının internette yayınlanmasından hemen sonra Mohammad Shishani editörlerimize bir e-posta gönderdi. Mohammad Shishani e-postasında “Kongre”nin bir Batı Avrupa ülkesinde yapılmasını şiddetle tavsiye etmesine rağmen Deni Teps’in Polonya’ya tek başına karar verdiğini yazdı. Ayrıca programda yer alacak konuklar ve konuşmacılara Deni Teps’in organizasyonun yönetim kurulunun fikrini almadan tek başına karar verdiğini ve hatta kendisinin (M.Shishani) dahi konuşmacılar arasında olmadığını vurguladı. Mohammad Shishani, Deni Teps ve arkadaşlarının bir şeyler çevirdiğinden emin olduğunu, bunun ne olduğunu şu an için bilmediğini, “Kongre”ye katılacağını ve oluşumun yanlış ellere geçmemesi için cehennemde gibi savaşacağına değindi. Prof.Shishani, oluşumun yeni başkanı için seçimlerin 16 Eylül günü yapılacağını, Deni Teps’in yeniden seçilmek istendiğini ve kendisinin tehlikenin farkında olması nedeniyle bu fikre karşı çıktığını ifade etti.

Bay Shishani’nin Deni Teps’e neden böylesine karşı olduğu gayet açık. Zira Deni Teps’in Rus gizli servisleriyle yakın ilişki içerisinde olduğuna dair ciddi kanıtlar var. Deni Teps, Rusya’nın St Petersburg kentinde Rus Kamu Hizmetleri Kuzeybatı Akademisi’nde bir İdare Hukuku Profesörü ve aynı zamanda Rusya Federasyonu İçişleri Bakanlığı’nın aktif bir memuru. Ancak burada vurgulanması gereken bir diğer nokta ise, İstanbul’daki toplantıda Deni Teps’in Avrupa’ya iltica etmek istediğiyle ilgili konuşmaya başlamış olması. Bu durumu kendi lehine kullanmak isteyen Akhmad Zakaev, Deni Teps’in hayatını Avrupa’da yeniden düzenlemesi için her türlü yardımı yapmaya söz vererek onu kendi safına çekti. Böylelikle Deni Teps yönetim kurulunun diğer üyelerinde danışma gereği hissetmeden “Dünya Çeçen Kongresi” isimli organizasyonun adına bir forum düzenleneceğini duyurdu.

Deni Teps’in yayınladığı açıklamaya göre sanal kongreye tanınmış siyasi ve dini figürler ile Çeçen kamuoyuna mal olmuş isimlerin katılacağı iddia edildi. Ancak ne var ki Çeçen diasporaları ve tanınmış isimler bu girişimi kınadı. Toplantı Çeçen halkı adına konuşmaya yetkili tek organ olan “Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti İcra Komitesi” tarafından şiddetle kınandı. Ayrıca Azerbeycan, Gürcistan, Finlandiya, Polonya, Almanya, Belçika, Avusturya Çeçen diasporaları; Çeçen sivil toplum organizasyonları ile kamuya mal olmuş isimler yayınladıkları açıklamalar ile Polonya’daki sözde “Çeçen Kongresi”ni tanımadıklarını duyurdu.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti İcra Komitesi üyesi Akhyad İdigov ile yaptığımız telefon görüşmesinde Bay İdigov toplantıyı Kremlin’in bir başka girişimi olarak nitelendirdi. “Bu girişimin ardında kimlerin olduğunu biliyoruz ve bir parçası olmayacağız” dedi.

İçkerya Hükümeti üyesi Alla Dudaeva, “İsmimi davetliler listesinde görünce çok şaşırdım. Bu durum insanların isimlerini kullanarak kendi etkinliklerinin reklamını yaptıklarını gösteriyor. Bu bir Çeçen Kongresi değil ve kesinlikle katılmayacağım” dedi.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti Fransa temsilcisi Musa Taipov, “Bu toplantının Çeçenler ile bir bağlantısı olmadığı pek çok kişi tarafından biliniyor, esasında bu bir dünya kongresi değil, bir KGB Kongresi. Çünkü kendisini ‘Kongre’nin başkanı olarak takdim eden kişi Çeçen kökenli bir Rus vatandaşı. St Petersburg’daki Polis Akademisi’nde bir dekan. Yaptığı iş vatanını özgürleştirmek için savaşan Çeçenlere karşı baskı ve terör uygulayan insanları yetiştirmek. Öte yandan Moskova yanlısı kongrecilerin ‘Kongresi” iddia edildiği gibi Polonya’nın başkenti Varşova’da toplanmıyor. Varşova’da çok sayıda Çeçen mültecinin yaşadığı bilindiğinden kongrenin toplanmasını engelleyebileceklerinden korkuyorlar. Bu nedenle toplantılarını olası sıkıntılardan ve öfkeli Çeçen mültecilerden uzakta, Pultusk isimli küçük bir kasabada yapıyorlar” dedi.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti’nin Belçika temsilcisi Khavazh Serbiev, “Bu etkinlik yasadışı ve gayri meşru. Hiçbir delegesi seçilmedi” dedi.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümetinde bir dönem Ticaret Bakanı olarak görev yapmış, II.Devlet Başkanımız Zelimkhan Yandarbiyev’in temsilcisi Sheikh Ibba’de Ichkeria.info internet sitesinde verdiği özel röportajda sanal kongre ile ilgili şunları söyledi: “Bu kongrenin Çeçenlerle hiçbir alakası yok, bu bir kumar. Etkinliği organize edenlerin Rus ulusal politikalarının koro şefleri olduğundan kuşkum yok. Kendisine saygısı olan hiçbir Çeçenin senaryosu Kremlin tarafından yazılan bu tiyatroda rol alacağını sanmıyorum”.

Almanya’da yaşayan Çeçen Cumburiyeti İçkerya eski Devlet Başkanı Yardımcısı Said Khassan Abumuslimov böylesi bir etkinliğe kesinlikle katılmayacağını beyan etti.

Aslan Maskhadov’un kabinesinde Başbakan Yardımcısı olarak görev yapmış tanınmış Çeçen şair Apti Bisultanov bu toplantıyı bir başka tavşan şovu olarak nitelendirdi ve bu hareketin bir kibrit ateşi kadar değeri olmadığını vurguladı.

Rus Filtrasyon Kamplarının Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’dan Eski Tutukluları Organizasyonu Başkanı Vakha Banzhaev’de sanal kongre ile ilgili sert bir metin yayınladı. “Tek bir nezih Çeçen bu cadılar toplantısına dahil olmayacaktır” diyen Banzhaev yayınladığı açıklamanın arkasında Rus toplama kamplarında tutulan 175 bin mahkumun olduğunu vurguladı.

Waynakh Diasporaları Kongresi’nin Avusturya diasporası Başkanı Ruslan Akayev, “Bu tamamen yasadışı bir toplantı. Çeçen halkı adına herhangi bir açıklama yapma hakkına sahip değiller” dedi.

Kanada’da yaşayan tarihçi Ruslan Arsanukaev, “Bu sözde kongre bir Çeçen kongresi değil. Ülkemizi işgal eden ve bu işgali sürdürmekte olan Rusya’nın vatandaşları tarafından organize ediliyor. Bu girişim devam eden işgali güçlendirmeye yönelik bir girişim” dedi.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya eski Devlet Başkanı Yardımcısı Vakha Arsanov’un kardeşi Taha Arsanov, “Bu toplantının Çeçenlerle herhangi bir ilgisi bulunmuyor. Savaşan kardeşlerimizin rızası olmaksızın hiçbir ulusal etkinlik organize edilemez” dedi.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümeti eski Eğitim Bakanı Yardımcısı İlman Yusupov, Polonya’da toplanacak sözde “Kongre”nin yakın gelecekte Çeçen halkı için kötü sonuçlar doğuracak bir girişim olduğundan bahsetti.

Polonya Çeçen diasporası lideri Sharpuddi Ilyasov ise sözde Çeçen Kongresi’nin meşru olmadığına değinerek Polonya’daki Çeçenlerin bu toplantıya iştirak etmeyeceğini belirtti.

Avusturya Çeçen diasporası adına yayınlanan metinde bu kurulun Çeçen nüfusu adına konuşma hakkı olmadığı ve hiçbir şeye katkıda bulunmayacağı gibi ayrışmalara neden olacağı vurgulanarak Avusturya diasporasından hiçbir Çeçen’in bu toplantıya gitmeyeceği belirtildi.

Fransa Çeçen diasporası mensupları da bir e-posta göndererek şu ifadelere yer verdi: “Bilinmesini istiyoruz ki Fransa’daki Çeçenler olarak kimseye bizim adımıza konuşma ya da bir takım açıklamalar yapma yetkisi vermedik”.

Almanya’daki Çeçen diasporası da benzer bir açıklama yaptı. Metinde Almanya’daki Çeçen diasporası mensuplarının böylesi bir etkinliğe ya da gösteriye katılmayacağı belirtildi ve kimseye kendilerini temsil etme yetkisi vermedikleri vurgulandı.

Belçika’daki Çeçen diasporası mensupları yayınladıkları açıklamada, “Belçika’da ikamet etmekte olan Çeçenler Polonya’da düzenlenecek sözde Çeçen kongresi ile ilgili olarak diasporamızın bakış açısını yansıtan bir açıklamama yapmamızı talep etti. Bu bağlamda bizlerin adına konuşmaya kimsenin yetkili kılınmadığını ilan ediyoruz. Belçika’da yaşayan Çeçenler olarak bizler Moskova’nın vassalları tarafından organize edilen bu toplantıya katılmayacağız” ifadelerine yer verdi.

Finlandiya’daki Çeçen diasporası mensubu Uvais Kantaev, sözde Çeçen kongresinin toplanacağını duyduklarında şaşırdıklarını belirterek, bu organizasyonda kimseye kendi adlarına konuşması ya da kendilerini temsil etmesi için yetki vermediklerini bildirdi.

Gürcistan Çeçen diasporası temsilcileri de Polonya’daki sözde kongreye resmi davet aldıklarını ve resmen katılmayacaklarını ilan ettiklerini duyurdu. Gürcistan’daki Çeçen temsilcileri böylesi bir toplantıya katılmayacaklarını ve Çeçen halkının mücadelesine ihanet etmeyeceklerini vurguladı.

Azerbaycan Çeçen Mülteciler Konseyi’de Polonya’daki etkinlikle ilgili özel bir açıklama yayınladı. Açıklamada bu forumun hiçbir meşruiyeti olmadığına ve Azerbaycan diasporası mensuplarının bu foruma katılmayacağına değinildi.

Polonya’da toplanan sanal kongre III.Devlet Başkanımız Aslan Maskhadov’un danışmanı ve yakın arkadaşı Apti Batalov tarafından da sert bir dille eleştirildi. Popüler video paylaşım sitesi youtube’da yayınladığı bir video ile sanal kongre hakkındaki görüşlerini dile getiren Batalov, bu sanal kongreyi “Rusya’nın ve Putin’in şahsi çıkarları doğrultusunda FSB tarafından hazırlanmış bir toplantı” olarak nitelendirdi. Apti Batalov, toplantıyı organize edenlerin hitaplarına inanılmaması gerektiğini söyledi. Batalov, “Deni Teps’in Çeçenya’daki kukla rejimi ve Rus yetkilileri eleştiren sözleri, adına çalıştığı Çeçenleri yok eden kanlı yapılanma FSB’nın şüpheleri ortadan kaldırması için izin verdiği boş bir gevezelikten başka bir şey değil” dedi.

Deni Teps genel olarak eleştirileri yersiz olarak değerlendirirken, Polonya’nın ilk internet portalı Wirtualna Polska’nın muhabiri Aneta Wawrzynczak’nın Apti Batalov’un yayınladığı iddialar ile ilgili görüşünü sorması üzerine buna özellikle cevap vermek zorunda kaldı. Deni Teps kendisinin FSB ile bağlantısı olduğu iddialarını reddederken, sorulan soruya Aslan Maskhadov’u suçlayarak yanıtladı. Teps, “Bunların hiçbirisi doğru değil. Aslan Maskhadov ile işbirliği olan birisinin bu tip ifadeler kullanmaya hakkı yok. Maskhadov savaşı başlattı ve Çeçen halkını yalnız bıraktı. Bu tür değerlendirmeler sadece forumu sabote etmeye yönelik” dedi.

Bu eleştirilerin yanı sıra, internette yayınlanan bir açıklama oldukça dikkat çekiciydi. Zakaev’in darbe girişimine destek veren ve daha sonra hatasını anlayarak kendi kendine ilan ettiği hükümetin başına atadığı Zakaev’i vatan hainliği ile suçlayıp görevinden aldığını duyuran Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Parlamentosu Sözcüsü Zhaloudi Saralyapov, kongreyi düzenleyenlerin defalarca kez kendilerini ortaya çıkardıklarını, Rus-Çeçen savaşını bir iç savaş olarak nitelendirmeye çalıştıklarını ama siyasi süreçten uzaklaştırılmış olduklarını söyledi. Saralyapov, Varşova’nın dışında düzenlenen toplantının organizatörlerinin insanların güvenini suistimal ederek patronlarının çıkarları doğrultusunda Çeçen halkını manda altına sokmak istediklerini vurguladı. Saralyapov, “Etkinliği organize edenlerin esas gayesi Çeçen ulusal özgürlük hareketini istikrarsızlaştırmak ve uzun süredir devam eden savaş süresinde elde edilen pozitif gelişmeleri yıkmaktır… Ayrıca bu sahtekarlar yaydıkları iftiralarla özgürlük hareketinin yönünü şaşırtmaya ve dağıtmaya çabalamaktadır…” dedi.

Çeçen diasporalarından yükselen güçlü tepkiye rağmen Akhmed Zakaev planından vazgeçmedi. Bu esnada da Rusya Federasyonu onun kurtarıcısı olarak yeniden sahne aldı. Birden Rus medyası ve Rusya Federasyonu yetkilileri sözde “Dünya Çeçen Kongresi”nden bahsetmeye başladı. Zakaev’de verdiği röportajlarla Polonya’ya gideceğini ısrarla vurguladı. Bu noktada Zakaev’in daha önce Polonya’ya defalarca kez ziyarette bulunduğunu ve herhangi bir problem ile karşılaşmadığını hatırlatmak isteriz. Akhmed Zakaev 15 Eylül günü Polonya’ya geldi ve geldiğini bir Rus radyosu aracılığıyla ilan etti ve ancak 17 Eylül Cuma günü sabahı tutuklandı. Rusya’nın talebi doğrultusunda bir süre gözaltında kalan Zakaev kısa sürede serbest bırakıldı. Diğer bir deyişle, Zakaev yapabildiği en iyi şeyi yaptı, Rusya tarafından sunulan kameraların önünde oynadı.

Batı medyası konuyla ilgili olarak birbiri ardında son dakika haberleri geçerken bazı önemli noktaları gözden kaçırdı. Bir siyasi sığınmacı olarak Akhmed Zakaev, 1951 Konvansiyonu’na göre mülteci seyahat dokümanına sahip. Dolayısıyla Avrupa Birliği vatandaşlarının aksine Avrupa’da seyahat etmek için gideceği ülkeden vize alması gerekiyor. Öyleyse şu sorulara birilerinin yanıt vermesi lazım:

İnterpol kayıtlarına göre Akhmed Zakaev çeşitli suçlamalarla Rusya tarafından arananlar listesinde bulunuyor. Böylesi bir durumda İngiltere’deki Polonya Konsolosluğu yetkilileri nasıl oldu da Zakaev’e vize verebildi? Zakaev eğer Polonya’ya uçak ile geldiyse, havaalanında pasaport kontrol noktasından geçiş yapmak zorunda; bu kontrol noktasındaki polisleri nasıl atlatabildi? Eğer şahsi arabası ile geldiyse, Polonya’ya geleceği bilinen bir şahıs Varşova’ya kadar onca yolu polis kontrolüne takılmadan nasıl geçebildi? Zakaev, Radio Echo Moscow’a 15 Eylül günü Polonya’ya vardığını teyit etti. Öyleyse Polonya polisi iki gün boyunca neyi bekledi? Akhmed Zakaev düzenlediği sanal kongrenin başarısızlığa uğradığını, bekledikleri katılımın olmadığını ve dünya medyasının da ilgisiz kaldığını görünce, Polonya’daki temsilcisi Adam Borowsky ile birlikte yedek planını uygulamaya koydu. İddia edildiği gibi kendisi hakkındaki iddialarla ilgili olarak Polonya Savcılığı’na gitseydi kapıda kendisini bekleyen bir medya ordusu olmayacaktı. Kaldığı evden Borowsky ile birlikte ayrılan Zakaev yoldayken kendisini Polonya polisine ihbar etti ve böylelikle polis tarafından gözaltına alındı. Hemen Zakaev’in Rusya’ya sınırdışı edilebileceğiyle ilgili çeşitli dedikodular yayıldı, elbette Polonya’nın vize verdiği bir şahsa yönelik böyle bir girişimde bulunmayacağı çok iyi biliniyordu. Ve beklendiği gibi skandalların adamı Zakaev serbest bırakıldı, o ve sanal kongresi de medya manşetlerine taşındı. Bu tiyatro gösterisinin ardından bir süre sanal kongrede görünen Zakaev, bir süre önce Azerbaycan’daki Çeçen mülteciler tarafından ifade edildiği üzere Londra’daki lüks yaşantısına geri döndü.

Pavel Felgenhauer isimli Rus askeri uzman Moskova’nın Zakaev ile birlikte bazı ismi anılmayan kişileri korumaya devam ettiğini doğruladı. Bu Rus askeri uzman, Moskova’nın Polonya’dan Zakaev’in iadesini talep etmesine rağmen, bu isteğinde sert olmadığını vurguladı. Örnek olarak ta Zakaev’in sadece 2010 yılında Polonya’yı üç kez ziyaret ettiğini ve bunun herkes tarafından bilindiğini ancak ne hikmetse Rus Dışişleri Bakanlığı’nın bu kez göstermelik olarak harekete geçme ihtiyacı hissettiğini dile getirdi.

Akhmed Zakaev serbest bırakıldıktan sonra “Dünya Çeçen Kongresi” olarak adlandırılan foruma katılarak bir konuşma yaptı. Esasında katılımcıların tepkisini çekmemek ve sanal kongrenin Zakaev ile bir bağlantısının olmadığı intibasını uyandırmak üzere resmi programda Zakaev’in ismi konuşmacılar arasında geçmiyordu. Lakin Zakaev tek taş ile iki kuş birden vurdu; sadece bir anda popüler olmakla kalmadı, aynı zamanda sanal kongresinde de hazırladığı konuşmasını sundu. Fakat bir kez daha konuşmasının içerisindeki kelime oyunlarıyla gerçek yüzünü ortaya koydu. Zakaev, “Polonya’ya Dünya Çeçen Kongresi’ne katılmak üzere geldim. Polonya ve Rusya arasındaki diyalogu bozmak gibi bir niyetimiz yok. Polonya, Rusya ile güçlü ilişkiler içerisinde olmalıdır. Çünkü güçlü Rusya, Polonya için çok önemli bir komşudur” dedi.

Genel olarak dünya medyası, forumdan ziyade Zakaev’in gözaltına alınma hikayesiyle ilgili oldu, ancak, bununla birlikte Polonya internet sitesi Wirtualna Polska oldukça önemli bir çalışma yayınladı. Leh internet sitesi Polonya’daki Çeçen mültecilerin nabzını tuttu ve onları sözde kongre hakkındaki görüşlerini “İşbirlikçilerin ve Hainlerin Kongresi” başlığı ile yayınladı. Haberde sözde kongrenin Kremlin’in bir oyunu olduğu ve Zakaev’in de Moskova ile gizli görüşmeler yaptığına değinildi.

Sanal kongreye “200 delegenin” katılacağı duyurulduysa da Pultusk’taki toplantıya sadece 40-50 kişi gelirken, esas hareketlilik forumda değil Zakaev’in “tutuklanması” ve “serbest” bırakılmasında yaşandı. Ancak asıl önemli olan ise Zakaev’in sözde “Dünya Çeçen Kongresi”nin başarısızlıkta sonuçlanması ve Rus planlarının gayesine ulaşamamasıydı.

Öte yandan, kukla haber kaynakları da tıpkı Zakaev’in sanal kongresi gibi Çeçenya’daki kuklaların elebaşı Ramzan Kadirov’un da kendi “Çeçen Kongresi”ni toplayacağını ve bunun 12-13 Ekim 2010 tarihlerinde işgal altındaki Çeçenya’nın başkenti Grozny’de gerçekleştirileceğini duyurdu. Ama ilginç bir şekilde neredeyse tüm analistler ve uzmanlar Kadirov’un kongresi ile Zakaev’in Polonya’da başarısızlıkla neticelenen forumunun aynı amacı taşıdığında hem fikir. Kadirov’un toplantısı, geleceği iddia edilen 200 üye yerine sadece 20 kişinin katıldığı Zakaev’in kongresinin aksine katılacağını duyurdukları 300 “delege”yi muhtemelen toplayacaktır. Kadirov’un kongresinin gayesinin “Çeçen diasporası ve Çeçen toplumunun bütünleştirilmesi” olduğu iddia edildi. Sözde “Çeçen Kongresi” başkanı ve FSB ajanı Deni Teps’e göre ise “Varşova’daki toplantının ana hedeflerinden birisi Çeçen toplumu ve liderleri arasındaki anlaşmazlıklar hakkında bir çözüm üzerinde uzlaşmak ve bir birlik oluşturmaya yönelik bir girişimdi”.

*Zakaev’in sanal kongresinin başarısızlığını açıkca gösteren haber içerisindeki fotoğraflar Polonyalı gazeteci Peter Khlebovich tarafından çekilmiştir.