Kadirov’un Kanlı Sofrasına Oturanlardan Şamil Hesap Soracak

Zalimlere meyletmeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah´tan başka veliniz (dost ve yardımcınız) yoktur. Sonra (O´ndan da) yardım görmezsiniz.” (Hûd, 11/113)

Yıllardır yüzlerce kez ihanete uğramış Çeçenistan davası tekrar malum kirli eller tarafından bir kez daha karalanmak istenmektedir. Zaten gündemden düşürülerek unutulmuş, unutturulmuş, şehidler diyarı Çeçenistan’a darbe vurmak isteyen hainler tüm maddi imkanlarınıda kullanarak çalışmaktadır.

Kadirov’un Türkiye’de ki adamı Seyfullah Türksoy ve Vakit Gazetesi yazarı Mehmet Koçak tarafından organize edilen bu ‘’şer’’ organizasyonuna yüzden fazla Gazeteci,Yazar,STK temsilcisi, bazı belediyelerin yöneticileri, Vakit gazetesi yazar ve muhabirleri, iş adamları katılıyor.

Daha önce TGTV, Vakit Gazetesi ve Milli Gazete Yazarı Mustafa Özcan, Hilal TV programcısı Resul Tosun,Saadet Partesi istanbul Tanıtım başkanı Yavuz Selim Kurt, Kanal 7 yönetim Kurulu Başkanı Zekeriyya Karaman gibi isimler katılmış ve döndükten sonra Kukla Kadirovu ve onun yönetimini öven açıklamalar yapmış, yazılar kaleme almıştı.

Yüz kişilik bir grup daha geçtiğimiz günlerde katil, tecavüzcü, pornocu, ayyaş, işkenceci, kukla Kadirov’un daveti ve onun gönderdiği uçak biletleri ile hiç tereddüt etmeden Çeçenistan’ın ’’kutsal ve şahane’’(!) camiilerini görmeye gittiler. Ekibin tamamında kimler olduğunu yakında hepimiz öğreneceğiz. Ama şu bir gerçekki Seyfullah Türksoy ve Vakit Gazetesi yazarı Mehmet Koçak bu işin başını çekiyorlar. Anlaşılan Seyfullah Türksoy kendisine iyi bir ortak bulmuş. Vakit gazetesi ise bu duruma sessiz kalıyor ve birde yetmezmezmiş gibi kendi muhabirini bu kafile ile göndermekten çekinmiyor.

Bir insan binlerce insanın katili olan, tecavüzcü, pornocu, işkenceci, katil, ayyaş bir adamın çağrısına nasıl icabet eder ve onun Müslümanların kanını dökerek elde ettiği servetinden nasıl nemalanır? Hemde içerisinde bulunduğumuz şu mübarek aylarda. Kafilenin içinde bir çok sivil toplum kuruluşundan insanlar olduğu bilgisi bizlere ulaştı. Bakalım kimler bu kirli, kanlı paralara tenezzül edip o hoş sofralara oturdu.

Öldürülen binlerce insanı görmeyerek, onların manevi miraslarını hiçe sayarak, yapılan iki tane camiye tav olan küçük beyinli insanların yazarlık, yöneticilik, stk temsilciliği, cemaat temsilciliği yapması gerçekten çok üzücü ve büyük bir talihsizlik.

Bütün bu kafilede bulunan herkezden öncelikle Yüce rabbimiz zalimlere meyletmesinden, katliamlarını ve kötülüklerini meşrulaştırmalarından dolayı hesap soracaktır. Rabbimizin hesabı gerçekten çetindir.

Fakat bizlerde Türkiyeli Müslümanlar olarak gereken tepkiyi göstermeli ve bu davete icabet eden şahıslara hesap sormalıyız. ‘’Onlarca kardeşimizi o topraklarda şehid eden bir alçağın ve aşşağılık kuklanın kanlı elini nasıl sıkarsınız? Nasıl olurda onun kanlı lokmalarını yer,onun size sağladığı yataklarda yatarsınız?’’ diye sorgulamalı her platformda bu insanlara gerekli tavrı göstermeliyiz.

Bunu maalesef daha önce yapamadık. TGTV başkanı Necati Ceylan halen bir çok STK ve islami camiadan saygı ve hürmet görmektedir. Ki kendisi iki yüzlü bir tutum sergileyip ziyaretinden sonra yaptığı pişmanlık açıklamasının baskı sonucunda yaptığını yakın dostlarına sölemesi ve Seyfullah Türksoy’un her davetine katılmasına rağmen.

Mehmet koçak ve Mustafa Özcan halen Vakit gazetesinde ve Milli Gazetede yazılarına devam ediyorlar.Resul Tosun Hilal Tv de program yapmaya devam ediyor. Yavuz Selim Kurt Saadet Partisinde üst düzey bir durumda bulunuyor.

Kokuşmuşluk okadar içimize sırayet etmişki önce temizliğe kendi içimizden başlamalıyız. Bu şahıslara gösterilen ilgi onları meşrulaştırmakta ve dolayısıyla yapılan yanlışlarıda örtmektedir.

Şunu çok net ifade etmek istiyorum.

Çeçenistan’da şehid olan dörtyüzbin insanın tamamı olmak üzere, özelde kırk tane Türkiyeli şehidimiz bütün bu hainlerden ve bu duruma sessiz kalanlardan hesap soracaktır. Özellikle de direnişe öncülük etmiş ve bu uğurda can vermiş olan Şamil Basayev, Cahar Dudayev, Arslan Mashadov, Abdulhalim Sadullayev gibi liderler mahşerde karşılarına dikilip hem bu ziyarete katılanlardan hemde bu duruma sessiz kalanlardan hesap soracaktır. Bu ziyarete katılanların yakalarına yapışacak ve ‘’biz halkımızın Müslümanca yaşaması, özgürlüğüne kavuşması için canımızı verdik. Siz ise gidip onca kanı ve namussu hiçe sayıp işgalci kafirlerin kuklalarının sofralarına oturup, göstermelik yapılan Mescid-i dırar’ları övdünüz.Birileride buna sessiz kaldı. ‘’ diye hesap soracaktır.

Biz halen Şamil Basayev’in,Cahar Dudayev’in Arslan Mashadov’un,Abdulhalim Sadullayev’in yanında onların uğruna can verdiği davanın arkadasındayız.

“İnsanlar zalimi görüp de elini (zulümden alıkoymaycak olurlarsa), aradan fazla zaman geçmeden, Allah’ın onlara genel bir azap göndermesi yakındır.” (Tirmizî, Fiten 8. Tefsir 5/17. Ebu Davud, Melâhim 17. İbni Mace, Fiten 20. Müsned, 1/25.)