Supyan Abdullayev: ‘Şehitlik Allah’ın En Büyük Hediyesidir’

Kavkaz Monitor isimli internet sitesi Çeçenistan İçkeriya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Supyan Abdullayev ile bir röportaj yaparak 25 Eylül tarihinde bu röportajı yayınladı.

Kavkaz Monitor: Kafkasya Cephesi Kumandanlarından Amir Rabbani şehit oldu. Bu mücahitler için büyük bir kayıp. Tıpkı Şamil Basayev, tıpkı Amir Hayrullah gibi. Cumhurbaşkanlarımız Dudayev, Mashadov, Yandarbiyev, Sadullayevden bahsetmiyorum bile. Rus generalleri ve Kafkasya Cumhuriyetlerinin işbirlikçi liderleri kumandanlarımızın şehitliklerini mücadelenin zayıflaması ve kendilerinin başarısı olarak lanse ediyorlar. Şu anda Kafkasya’da devam eden özgürlük mücadelesinin gerçek durumunu bize aktarabilir misiniz?

Supyan Abdullayev: Öncelikle mübarek Ramazan ayının gelmesi sebebiyle tüm müslümanların bu kutsal aylarını tebrik ediyorum. Sorunuza gelirsek, bir özgürlük savaşçısı şehit olduğunda diğer mücahitler kesinlikle onun için seviniyorlar. Evet, şehit olan kardeşlerini tebrik ediyorlar, herkes biliyor ki şehitlik mertebesi Allah’ın en büyük hediyesidir. Ruslar ve onların kuklaları sürekli olarak bir lideri daha öldürdük diye propoganda yapıyorlar ama bunu onlarda çok iyi biliyorlar ki son özgürlük savaşçısı şehit olana kadar bu onurlu mücadele son bulmayacaktır. Mücahitlernın hedefi gayet açıktır, kazanmak ya da şehit olmak, onlar hayatta kalmak için mücadele vermiyorlar. Tüm şehitlerimizin nasıl kahramanca mücadele ettiğini görüyorlar. Son olarak Amir Rabbani gece saat 12.00’de 150 kadar işgalciye karşı koydu. Tabii ki kardeşlerimizin emsalsiz mücadelesini düşmanlarımız görüyor ama kendilerine göre bir resim çizerek bunu nakletmeyi seçiyorlar doğal olarak.

Kavkaz Monitor: Önce Hamzat Gelayev’in, sonra Şamil’in, şimdi ise Rabbani’nin şehadet, mücahitler için büyük kayıp. Onların tecrübesi ve muazzam performansları mücadelede önemli bir rol oynuyordu. Peki şimdi ne olacak?

Supyan Abdullayev: Allah dünya üzerinde yaşayan herkesin öleceğini söyler, peygamberler dahi ölmüştür. Ve bir grup veya bir takım için de bir kişinin vazgeçilmez olmaması gerekir. Mücahitler da birer müslüman olarak bu kaçınılmaz sonun farkında. Bu nedenle bir muhaberede ölümden korkmaz, aksine şehit olmak arzusuyla tutuşur. Her şehit ardında muazzam bir iz bırakmakta ve önemli sonuçlar doğurmaktadır. Örneklendirmek gerekirse, gençlerin güveni ve katılımı her şehitin ardından artmaktadır.

Bugunkü durumu savaşın ilk başladığı dönem ile karşılaştırıyorum. İnsanlar savaşa hazır değildi ama vatansever bir tepki ile bağımsızlık için mücadeleye başladı. Ama savaşın uzun sürmesine hazırlıklı olmadıklarından gün geçtikçe katılım azaldı. Bu durum özgürlük için mücadeleye devam edenlerin yeniden şekillenmesine sebep oldu. Bugün baktığımızda ise gençlerin mücadeleye katılımının her geçen gün arttığını görüyoruz.

1994’te savaşın ilk dönemlerinde Amir Umalt Dashaev şehitlerin çoğalması üzerine emsalsiz cesaret örnekleri sergilemenin gereksiz olduğunu hatırlattı. O zaman komutan Hamzat Gelayev telsizde Şamil Basayev’e: “Şamil yaşlılara dikkat etmeliyiz. Sadece gençler kalırsa işimiz çok zor.” dedi. Şamil ise:”Kardeş, ilk günlerde çok gençtik doğru söylüyorsun ama bugün adamlarımız bizden daha iyiler.” şeklinde yanıt verdi. Savaş, seçkin askerler ve önemli komutanlar yaratır. Ve herkes tarafından tanınırlar, onların cesaretlerine imrenilir. Ölümleri ise bir anda herşeyin bittiği duygusu yaratır. Ancak o kişileri yaratan savaş yenilerini de ortaya çıkarmakta gecikmez.

1994’te savaş Groznı’deydi. bugün ise tüm Kafkasya’da. Şu anda Kafkasya’da Rus işgaline karşı devam eden savaş hiç olmadığı kadar düzenli ve güçlü. İlk savaşın sloganı “Özgürlük ve Ölüm” idi, şimdi ise “Zafer veya Cennet”. İçkeriya ve Dağıstan tarihi Rusya’ya karşı verilen mücadelelerle doludur. Bugün özgürlük mücadelesi Kabardey-Balkar’da, Karaçay-Çerkesk’te, Osetya’da, İnguşetya’da, Nogay bozkırlarında (Stavropol). Kafkasya mücahitleri Amir Dokka Umarov komutasında canını dişine takmış şekilde mücadele veriyor.

Kavkaz Monitor: Düşmanın güçlü ve sayıca üstün olmasına rağmen, mücahitlerıda geleceğe ilişkin en ufak bir kötümser yaklaşım yok.

Supyan Abdullayev: Düşmanımız gerçekten büyük ve çok güçlü. Üstelik sadece Rusya’da değil, Amerika’da uydularıyla Rusya’ya yardımcı oluyor. Biz düşmanımızın sahip olduğu ve olabileceği güçleri hesaba katarak mücadelemizi sürdüyoruz. Ayrıca mücadelemiz sürekli hız kazanıyor. Bizim mücadelemiz Rus imparatorluğuna olduğu kadar, cehaletin karanlığına ve tiranlığın hizmetçilerine karşı da devam edecek. Stratejimiz bu imparatorluğu yok edecek ve onlar da bu gerçeğin farkında.

Kavkaz Monitor: Aydınlatıcı açıklamalarınız için teşekkür ediyoruz. Bu açıklamalarınızın bir çok kişinin zihnindeki soruları ortadan kaldırdığını ve bir Amirin şehit olduğu haberinden hangi sonuca varmamız gerektiğini anladığımızı düşünüyoruz.

Supyan Abdullayev: Uhud Savaşı’nda Hz.Hamza şehit olmuştu ve onun şehit olması müslümanlar için gerçekten büyük bir kayıptı. Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V.) efendimizin hayatını kaybetmesi de müslümanlar için korkunç bir durumdu. Ama İslam dini bir kişinin ya da bir liderin dini değildir. İslam, Allah’ın dinidir. Bu din bizim gücümüzdür. Hepimiz öleceğiz ancak Allah ve O’nun dini sonsuza kadar yaşayacaktır.

Kavkaz Monitor: Cevaplarınız için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Supyan Abdullayev: Ben teşekkür ederim.

Kaynak: Kavkaz Monitor

Tercüman: Kafdağı