Çeçen mültecilerin feryadı: Artık bizi görün

Kafkasya’da savaşın giderek yayıldığını ifade eden Çeçen mülteci Musa, son yıllarda Türkiye’nin Çeçenistan’a ilgisini tamamen kaybettiğini ve bugün Türkiye’nin Kafkasya üzerinde hiçbir politikasının kalmadığını söyledi. Türkiye’de Çeçenlerin dışında bazı kişilerin Çeçenler adına para topladığını ifade eden Musa, Müslümanları uyararak yapacakları yardımları direk Çeçenlere yapmalarını tavsiye etti.

 

Rusya’nın Çeçen mücahitlerle savaşmak için her türlü teknolojik silahı kullandığını belirten Musa, Çeçenlerin toprak için veya milli ve ırki duygularla savaşmadığını sadece Allah için savaştığını ifade etti. Çeçen direnişinin bütün zorluklara rağmen güçlenerek devam ettiğini söyleyen Musa, direnişlerinden Rus halkının da etkilendiğini ve bazı Rus gençlerinin Müslüman olup kendilerine yardım ettiğini söyledi. Dünya Müslümanlarının Çeçen direnişine olan ilgisizliğinden yakınan Musa, “Savaşın ilk yıllarında dünya Müslümanları ayağa kalktı “aferin, savaşın Çeçenler” dedi. Ancak zamanla Müslümanların desteği azaldı. Savaş şartları ağırlaştı. Mücahitler kışın eksi 30 derecede dağda, her şeyini üstünde taşıyor. Yemeğini, yatağını, elbiselerini kısaca her şeyini sırtında taşımak zorunda kalıp bu zor şartlarda mücadele veriyorlar” dedi.

 

Kime verdiğinize dikkat edin

 

Çeçenistan’da yaklaşık 160 aileye bakmakla yükümlü olduklarını belirten Musa, “Bunlar eşleri şehit olmuş, yâ da bacakları, elleri kopmuş kişiler, bizim bunlara bakmamız farzdır. Yaşlı olan ve bu türdeki insanları Ruslar rahat bırakmıyor. Çoğu başka yerlere göç etmek zorunda kalıyorlar. Öyle olunca gittikleri yerde yabancılık çekip karınlarını doyurmakta zorlanıyorlar” dedi. Çeçen olmayıp özellikle Çeçen Cihadı için para toplanıldığını ve Müslümanların duyarlılığının istismar edildiğini vurgulayan Musa, “Çeçenistan için para toplanılıyor. Ancak biz toplanan paraları hiç görmedik. Herkesten bir ricam var: Hiç kimse Çeçenistan için para topluyorum diyen Çeçen uyrukluların dışında kimseye para vermesin. Çünkü aracı olanlar paraları ceplerine indiriyor. Kendi şahısları için kullanıyorlar. Bizim isimlerimizi kullanarak paraları topluyorlar. Bu da fitnelere neden oluyor. Ve çeçenler bu şekilde mağdur ediliyor. O yüzden yardım etmek isteyenlerin yardımlarını direk Çeçenlere yapması daha doğru olur” ifadelerini kullandı.

 

Çeçen mülteci Musa şu ifadeleri kullandı: “Eğer yardım yapılacaksa bu direk Çeçenlere yapılmalıdır. Bir de Türkiye’de yardım kuruluşu olarak bize en çok yardım yapan İHH ve Deniz Feneri’dir. Bu yardım kuruluşları dışında herhangi bir yardım kuruluşu bize yardımda bulunmuyor.”

 

Sosyal ve hukuki haklarımız yok

 

Türkiye’de Fenerbahçe, Beykoz ve Ümraniye mülteci kamplarında yaklaşık bin 500 insan yaşadığını hatırlatan Musa, bu insanların herhangi bir hukuki ve sosyal hakları olmadığı için çalışmadıklarını ve birçok insani ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiklerini söyledi.

 

Türkiye Cumhuriyetinin kendilerine sahip çıkmadığını kaydeden Musa, “Sesimizi yükseltmememizin sebebi Çeçen halkı olarak biz Türkiye ile Rusya arasında bir fitne unsuru olmak istemiyoruz. O yüzden sessiz kalmaya çalışıyoruz. Hayat şartlarına alışmaya çalışıyoruz. Avrupa’da 250 bin Çeçen mülteci var, oradaki devletler Hıristiyan olmasına rağmen tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Yemeği, elbisesi, barınağı hepsini karşılıyor. Avrupa Türkiye’den daha çok bize yardım ediyor. Hatta Avrupa’dan buraya kadar bile yardım geliyor. Avrupa’daki mülteciler iki üç ayda bir kendi aralarında para toplayıp bize gönderiyorlar” şeklinde konuştu.

 

Türkiye’deki yetkililere de sitemlerini gönderen Musa şunları söyledi: “Yıllardır yaşadığımız sıkıntıları bütün yetkililer biliyor. Bu ülkenin istihbaratı Ümraniye’de bir caminin altında, Fenerbahçe tren istasyonunda barakalarda 100’lerce kişinin kaldığını bilmiyor mu? Vallahi billahi her şeyden haberleri var. Bakın biz Ramazan ayındayız; ama bir iki dernek dışında bize el uzatan yok. Diğer kuruluşların herhangi bir yardımı yok. Kardeşler olarak birbirimize dar günlerimizde yardım etmezsek Allah’ın da yardımından mahrum kalırız. En azından hükümet yetkilileri mülteci kardeşlerimizin hangi zor şartlarda yaşadıklarına şahid olurlarsa ne kadar da mahrumiyette yaşadığımızı görürler. Bu barakalarda mahremiyetimizi muhafaza etmemiz çok zor oluyor. Oysa başka zamanlarda görüyoruz ki, Türkiye hükümeti yardımlarını esirgemiyor, belediyeler ellerinden gelen her gayreti gösteriyor. Ama üzülerek ifade etmeliyim ki, bu konuda Çeçenler görmezlikten geliniyor. Prefabrik evler yapabilirler, çocukların eğitimi için gerekli koşullar oluşturulmak üzere yardımda bulunabilirler.”

 

Mücahitler çok zor şartlarda mücadele veriyor

Mücahitlerin yıllardan beridir Rus güçlerine karşı çok çetin şartlarda mücadele verdiklerini hatırlatan Musa, “Çeçen kardeşlerimiz tüm zorluklarına rağmen dini hassasiyetlerini de muhafaza çalışıyorlar. Mesela oruçlu bir Çeçen yaralandığında acılarını hafifletmek için vurulacak iğneye karşı çıkabilmektedir. Günlerce aç kaldığımız dönemler oldu. Ama hamd olsun ki, ne mücadelemizden ne de inancımızdan taviz vermedik” dedi.

 

Çeçenistan’da mücahidler arasında bir ihtilaf vurgusuna da zaman zaman rastlandığını belirten Musa, “Mücahidler arasında hiçbir ayırım söz konusu değildir. Herkesin ortak bir amacı vardır. Kafkasya’nın kurtuluşu için Allah’ın rızasına uygun mücadelemiz devam edecektir” dedi.