Çeçenya’da cihadın gidişatı

“Rusları defalarca yendik. Bugün de yeneceğiz. Fakat biz Rusya’yı kendi gücümüzle yenmeyi düşünmüyoruz. Biz Allah’ın yardım ve kudretine güveniyoruz”
Kafkasya Emirliği’nin Yurtdışı Genel Temsilcisi ve Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Şeriat Mahkemeleri’nin eski Başkanı Şemsettin Batukayev, “Rusları defalarca yendik. Bugün de yeneceğiz. Fakat biz Rusya’yı kendi gücümüzle yenmeyi düşünmüyoruz. Biz Allah’ın yardım ve kudretine güveniyoruz” dedi.Kafkasya direnişi, her zaman İslami mücadelenin tetikleyici unsurlarından birisi oldu. İmam Şamil’den Şamil Basayev’e, Ömer Hattap’tan Salman Raduyev’e ve elbette Cevher Dudayev’e kadar gerçekten büyük komutanların kahramanlıkları ve Çeçen marşları ile büyüdü nesillerimiz. Fakat bugün Çeçenya, kelimenin tam anlamı ile mahzun. Dağlarda binlerce mücahit, hem Ruslara hem de işbirlikçilerine karşı direniyor. Yine destansı bir mücadele var ve yine Çeçen halkı atalarına layık bir şekilde direniyor. Çeçenya gündemimizi sıcak tutmak adına biz de Kafkasya Emirliği’nin Yurtdışı Temsilcisi ve Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Şeriat Mahkemeleri’nin eski Başkanı Şemsettin Batukayev ile Çeçenya’yı, cihadın gidişatını, Çeçen mültecileri ve suikastları konuştuk. Buhara ve Taşkent’te eğitim alan Batukayev, Çeçen cihadının efsanevi liderleri olan Cevher Dudayev, Şamil Basayev ve Salman Raduyev ile beraber direniş hareketinin içerisinde olmuş ve onları yakinen tanımış bir isim. Buyurun;

BU KAVGA HAK BATIL MÜCADELESİDİR

– Çeçenya neden direniyor?
– Bu büyük bir dava. Büyük İslam Davasının Çeçenya ayağında yüzyıllardır Ruslara karşı bir Çeçen direnişi söz konusudur. Bu kavga hak ile batılın mücadelesidir ve Çeçen halkı yine böyle büyük bir davayı omuzlamaktadır.

– Rusya büyük bir devlet…

– Allah daha büyük.

– Çeçenleri yüzlerce yıldır yok edemediler…

– Evet. Yüzyıllardır dünyanın en büyük devletlerinden ve süper güçlerinden biri olan Rusya, bir avuç Kafkas halkını dize getiremedi. Ne İmam Şamil’e diz çöktürebildiler, ne de şimdiki yiğitlerimize.

– Rusya’yı yenebilir misiniz?

– Defalarca yendik. Bugün de yeneceğiz. Fakat biz Rusya’yı kendi gücümüzle yenmeyi düşünmüyoruz. Biz Allah’ın yardım ve kudretine güveniyoruz. Mücahitler; “Onlara karşı gücünüzü hazırlayın ve Allah’a güvenin. Allah kendisine güvenenlere yardım eder” ayetine riayet etmektedirler.

– Peki direniş?

– Tüm hızı ile devam ediyor. Mücahitler dağlarda… Mücahitler canlarını dişlerine takarak zalimlere, işbirlikçilerine ve kafirlere karşı direniyorlar. Allah yolunda cihattan geri dönmeyen onurlu yiğitlerimiz yüzümüzü ak ediyorlar.

– Sizin göreviniz nedir?

– Biz, Kafkasya Emirliği’nin yurtdışı vekili olarak görev yapıyoruz.

– Bir dönem de Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Şeriat Mahkemeleri’nin Başkanı olarak görev yaptınız…

– Evet. Şeriat, Kur’an-ı Kerim ve Allah Resulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetidir. Müslüman’ın özel ve sosyal hayatında bir kılavuzdur. Müslümanlar için emir ve yasakları içerir. İslam’ı hayatlarında pratize etmelerini sağlar. Biz de bu mahkemelerde görev aldık.

BİZİ TERÖRİZE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR DİYE CİHADDAN VAZ MI GEÇELİM?

– Rusya tarafından devlet başkanlığına atanan Ramzan Kadirov mücahitlere neden bu kadar düşman?

– Babası Ahmet Kadirov da benim gibi Buhara ve Taşkent’te okudu. Hatta 1. Çeçen-Rus savaşında da mücahitlerin safında yer aldı. Sonra Ruslarla anlaştı ve işbirlikçi hükümetin başına geçti. Şimdi de oğlu Ramzan tam bir işbirlikçi olarak babasının izinden gidiyor. Vahşi uygulamaları ile terör estiriyor. Korku İmparatorluğu kurdu Çeçenya’da. Lakin bu dünyadan ondan çok daha büyük zalimler geldi geçti. Firavunlara, Nemrutlara kalmayan tahtlar Kadirov’a mı kalacak?

– Sizi nelerle suçluyorlar?

– İslam’ı terörize etme çabaları için bizi kullanıyorlar. Fakat birileri bizi terörize etmeye çalışıyor diye biz cihattan, direnişten vaz mı geçelim? Biz, vatanımızı koruyoruz. İslam topraklarını korumak tüm Müslümanlara farzdır. Bize ‘Vahhabi’ filan diye saldırıyorlar. Cihad kesinlikle daha büyük önceliğimizdir, fakat şunu da belirtmek lazım ki biz Şafiyiz. Ehl-i sünnet vel cemâ’at’iz. Bize yanlış söylemlerle saldırıyorlar. İşbirlikçiliklerini açığa vuruyorlar.

– Çeçenya cihadında hatalar yok mu?

– Vardır elbette. İmtihan dünyası bu. Hazreti Peygamber döneminde, halifeler döneminde hata yapan olmadı mı? Resulullah’a ihanet edilmedi mi? Cihattan vazgeçen, korkan, kaçan olmadı mı? Bu herkes ve her devir için geçerlidir.
Fakat mücahitler İslam hukukuna uygun hareket ediyorlar. Bilmiyorlarsa soruyorlar, öğreniyorlar. İslam’ın kötü muamele ve ayrımcılığa izin vermemesi mücahitlerin de öncelikli şiarıdır.

DİRENİŞ TÜM HIZI İLE DEVAM EDİYOR

– Ruslar’ın zulümlerinden bir şekilde haberdarız. Neler yapıyorlar?

– Rusya, nükleer silah kullanımı hariç her şeyi yapıyor Kafkasya’da. Gerek fert fert, gerekse tüm toplumu kendince cezalandırdı. İşbirlikçileri aracılığı ile mücahitlerin ailelerine saldırdı. Katlettiler, tecavüz ettiler, kaçırdılar, hapsettiler. Tüm insani değerleri ayaklar altına aldılar. Zulüm tüm hızı ile devam ediyor. İnsanlardan korkuyorlar, halka güvenmiyorlar. Bu nedenle koca bir korku imparatorluğu ortaya çıktı. Demir Perde ile yönetiyorlar. Can ve mal güvenliği asla yok.

– Direniş devam ediyor mu?

– Kesinlikle. Mücahitler dağlarda. Direniyorlar. Allah yolunda cihat ediyorlar. Binlerce mücahit mücadelesine devam ediyor.

– Oysa Kadirov ve Rusya savaşın bittiğini ilan etmişlerdi.

– İşgal bitmeden, Ruslar çekilmeden direniş biter mi? Sizinle görüşmeden az önce gelen habere göre yeni bir çatışma daha olmuş. Dünyayı kandırdıklarını sanıyorlar ama kendi halklarını dahi inandıramıyorlar.

– Fakat Çeçenya cihadı eskisi kadar gündemde değil. Bu da aşikar. Türkiye’de dahi önemli bir Çeçenya gündeminden söz etmek mümkün değil.

– Maalesef. Çünkü Çeçenya hakikaten Rusya’nın ve Putin’in başını çok ağrıttı. Eski taktiklerini değiştirdiler. Önceliği bilgi kirliliğine verdiler. Her şeyi gizliyorlar. Dışarıya haber akışını engelliyorlar. Rus gazetecileri dahi bölgeye sokmuyorlar. Bölgeye dair tüm haberleri sansürlüyorlar. Hiçbir sese müsaade etmiyorlar. Çeçenya’yı konu alan Rus gazetecileri dahi yıldırdılar. Hapsettiler, işkence yaptılar. İnsanlar Çeçenya’yı ağızlarına alamıyorlar. Dolayısı ile direnişten de haberleri yok.

– Türkiye’de de…

– Evet. Türkiye kamuoyu için özellikle çalıştılar. Çünkü Kafkasya cihadına en büyük desteği Türk halkı veriyor. Her şekilde… Ve bu desteği kesebilmek için müthiş bir bilgi kirliliği yapıyorlar. Savaşın bittiğine dair iddiaları da bunlardan birisidir.

TÜRKİYE, ÇEÇEN MÜLTECİLERİ GÖRMEZDEN GELİYOR

– Genel anlamda Türkiye’deki Çeçenlerin durumu nasıl?

– Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde 110 bin civarında Çeçen mülteci var. Çok iyi durumdalar. Fakat Türkiye, 800 Çeçen mülteciye sahip çıkamıyor.

– Ensar olamadık mı?

– Hayır, oldunuz. Türk halkı kucak açtı Çeçenlere. 12 yıldır Türkiye’de olan Çeçenlere sahip çıktınız. Fakat aynı kardeşliği yasal anlamda Türk hükümetlerinden de beklerdik. Bugün Çeçen sığınmacıların hiçbir güvencesi yoktur. Vatandaşlık, oturma izni, çalışma izni.. Yetkililer tamamen görmezlikten geliyorlar. Duymuyorlar.

– Sıkıntılar yaşanıyor…

– Maalesef. Her türlü sıkıntıyı yaşıyoruz. Türkiye’deki Çeçen kamplarına gidin, sıkıntıyı görürsünüz. Biz çocuklarımızın “istemeye” alışmasını istemiyoruz ama maalesef buna gidiyor durum. Bu dehşet bir şey bizim için.
– Neden “istemeye” alışma ihtimalleri var?

– Çünkü elleri kolları bağlı. Evin erkeği şehit düşmüş, anne 4 çocuğu ile Türkiye’de. İş yok, hiçbir güvenliği yok. Sadece hayırsever Türk halkının verdikleri ile ayakta duruyor. Ne yapacak bu annenin çocukları?

– Maalesef…

– Evet. Biz, onurumuzu korumak için savaşıyoruz Çeçenya’da. Onursuz bir hayatı istemediğimiz için direniyoruz ama çocuklarımızın böyle bir onursuzluğa alışması bizim için felakettir.

– Ne yapmak gerekli?

– Buna imkan vermesin Türk Hükümeti. Çeçen mültecileri görmezden gelmesin. Eğer Çeçenlere ensar olamayacaksa, olacak bir yere göndersin. Çeşitli nedenlerle halkı gibi bağrına basamıyorsa bile Çeçenleri muhatap alsın, görsün.

Kukla Kadirov’da 5000 kişilik suikast listesi var

– Peki, Türkiye’deki Çeçenlerin güvenliği var mı?

– Maalesef yoktur. Rus İstihbaratı ve Kadirov’un adamları tüm dünyada direniş önderlerine saldırıyor. Suikastları biliyorsunuz…

– Çeşitli iddialar ortaya atılıyor…

– Evet, maalesef. Kirletmeye çalışıyorlar tertemiz gerçekleri fakat her şey ortada. Bakın, katledilen Çeçenlerin hepsi cihada katılan isimlerdir. AİHM’e müracaat eden Çeçenleri de katlediyorlar. En son biliyorsunuz Kafkasya Emirliği temsilcisi Musa Atayev’i de şehit ettiler.

RUS ELÇİLİĞİ TERÖR MERKEZİ GİBİ

– Şehit edenler yakalandı mı?

– Türkiye’de yakalanamadı. Fakat Avusturya’da yakalandılar. Ömer İsrailov, 13 Ocak 2008’de Viyana’da katledildi. İsrailov, Rusya’dan kaçabilen eski bir güvenlik birliğinin çalışanı idi. Avusturya’da yaşamaya başlayan İsrailov, Çeçenya devlet başkanı aleyhinde Strasbourg mahkemesine başvurmuş ve onu insanların işkence ve cinayetlerine bizzat katılma ile suçlamıştı. Öldürüldü. Avusturya’da 8 kişi bu nedenle gözaltına alındı. Asıl organizatör Rus Büyükelçilik görevlisi İdilov da tutuklandı. Bunun üzerine Avusturya’da polis yüzlerce Çeçen’i ziyaret etti, onlara koruma teklif etti. Çünkü bu isimler Kadirov’un suikast listesindeydiler. İddilara göre tüm bunlar Rusya elçiliği danışmanı olarak çalışan Peşhoyev tarafından organize edildi.

– Her şey bu kadar açık…

– Evet, Avusturya polisi bu işin üstünde durdu. Andrey Babitski adında bir gazeteci özellikle bu işlerle ilgileniyor.

– Gazeteciler de katledilmişti.

RUS AJANLARININ HEDEFİNDEYİZ

– Evet. Çeçenya’yı işgal için Rus istihbarat servisi FSB’nin kirli ve kanlı tezgâhlarını ortaya serince hedefe oturtulan eski KGB ajanı Aleksander Litvinenko ve Çeçenya’daki çığlığın sesi olan Rus gazeteci Anna Politkovskaya da daha önce katledilmişti.

– Hedefte çok insan olmalı.

– Elbette. Geçtiğimiz yıl Avusturya Terörle Mücadele Şubesi, Artur Kurmakayev isimli bir Çeçen itirafçıyı konuşturmuştu. Kurmakayev, Kadirov’un talimatı doğrultusunda sürgündeki Çeçenleri Çeçenya’ya döndürmek ve dönmek istemeyenleri de öldürmek için Kadirov’un iki korumasının da kendisine yardımcı olarak görevlendirildiğini itiraf etmişti. Kurmakayev; “Kadirov’un Gudermes’teki konutunda 5 bin Çeçen’in isminin yazılı olduğu bir suikast listesi gördüm. 5000’den 300’ü öncelikli öldürülecekler listesindeydi” demişti Sonradan tamamen ortadan kaybolan ve akıbeti meçhul olan bu adam Çeçenleri geri döndürme görevini tam olarak yerine getirmediği takdirde Kadirov’un Çeçenya’daki ailesini öldürmekten kaçınmayacağını da söylemişti.

– Türkiye’deki Çeçenlerin durum nasıl?

– Maalesef olay ciddiye alınmıyor. Derdimizi anlatamıyoruz. Hepimiz hedefteyiz ve bize hiçbir bilgi verilmiyor. Fransa bile şu ana kadar herhangi bir olay yaşanmamasına rağmen ihtimali var diye Çeçenleri koruma altına aldı. Çünkü biliyorlar ki Rusya ve Kadirov’un adamları tüm dünyada muhalif Çeçenlerin peşinde ama Türkiye’de tamamen tehlikedeyiz.