Emir Abdullah: İnşallah bizlerin güzel günleri de yakındır!

Yeryüzü tarihinde her zaman için inanan insanlar ve onlara karşı çıkan zalimler yer almıştır. İnsanlık tarihinde, iktidar sahiplerince zulme maruz kalmış sayısız örnekler bulunmaktadır. Bu örnekleri peygamberler tarihinde gördüğümüz gibi pek çok halkın özgürlük mücadelesinde de görebiliriz.

Yaşadığımız yakın tarih içerisinde Rus zulmüne maruz kalmış Çeçen halkının mücadelesi göze çarpmaktadır. Sovyetlerin dağılmasının arkasından pek çok halkın özgürlüğü bağımsızlığı kabul görmüşken Çeçen halkına özgürlük çok görülmüştür. Bağımsızlık kararından vazgeçmeyen Çeçen halkına yıllardır baskı kurularak adeta kan kusturulmaktadır.

Eşi benzeri görülmemiş baskılarla zulümler işlenmiş insanlar katledilmiştir. Bütün bu yaşanan zulme direnen yiğitler topluluğu Dudayevler, Hattablar, Maşadovlar, Abdulhalimler, Şamiller, Ebu Hafslar direnişin sembolleri olmuş tarihe altın harflerle direnişin adını  yazmışlardır. Ancak bunlara rağmen maalesef dünya Müslümanları bu kahramanları yalnızlığa itmiş onları düşmanlarıyla baş başa bırakmıştır. İhlal edilen insan hakları, katledilen sivil halklar, öldürülen sakat bırakılan binlerce insan manzaralarına rağmen tüm dünya sessizliğe gömülmüş hiç kimsenin sesi çıkmamıştır. Halen daha bugün Çeçenistan’da genç kızlar kaçırılmakta, namuslar kirletilmekte, bebekler öldürülmekte, yasaklanmış kimyasal silahlar ve zehirler Çeçen halkı üzerinde denenmektedir.

Hiçbir televizyon ve basın kuruluşu Çeçenistan hakkında konuşmaya cesaret edememektedir. Her kim Çeçenistan’daki işkenceleri zulümleri yazacak ve konuşacak olsa gizli güçler tarafından tehdit edilmekte, tecrit görmekte ve hatta öldürülmektedir. Bunlara yine hepinizin bildiği gibi yeni bir gazeteci ve diplomat eklenmiştir. Bütün bunlardan açıkça anlaşılmaktadırki Rusya yaptığı bu zulme hiç kimsenin sesini çıkarmasını istememektedir.

Peki değerli Müslümanlar, size sormak isterim, ‘zulme susan dilsiz şeytandır’ düsturunu bize peygamberimiz öğretmedi mi? Çeçenya’daki bu zulüm yıllardır sürerken dünyanın sessizliğini anlamak mümkün mü?

Bizler burada zulme karşı her gün kardeşlerimizi şehid verirken canlarımızı pazara sermişken sizler bu zulümlerden bahsetme cesaretini göstermiyecek misiniz? Dualarınızda da mı bizleri unutacaksınız! Peygamberimiz ‘Müslüman müslümanın kardeşidir. Onu düşmanın eline terk etmez, kardeşinin ihtiyacını giderir’ demiyor mu?

Sizce masum çocukların ve kadınların binlerce insanın ölmesinden sakat kalmasından sorumlu olanlara karşı çıkmak mı suçtur?  Yoksa sesimizi çıkartmadan gözlerimizi kapatıp sessiz kalmak mı? Şüphesiz ki Allah güçlülerin en güçlüsüdür. Yapılan zulümlerin Onun katında cezası büyüktür. Allah’ın gücü her şeye kadirdir.

Rabbimiz biz sana güvendik sana dayandık kâfirlere karşı bizler yardım et! Bizleri düşmanın eline terk edenleride sana havale ediyoruz.. Sen bizim yardımcımızsın.

İnşallah bizlerin güzel günleri de yakındır, zor zamanlarımızda yanımızda olanları bizler unutacak değiliz. Savaştan önce bizlerinde dostumuz ve düşmanlarımız vardı. Şimdi düşmanlarımız buradalar peki dostlarımız nerede?

Şüphesizki Allah’ın vaadi gerçektir. Allah’ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir. İbrahim suresi ayet-42

Şikâyetimiz, adeta bize, ‘gidin siz Rabbinizle beraber savaşın’ der gibi bizi yalnızlığa iten, bir başımıza bırakanlaradır. Her gün kardeşlerimizin şehadet haberlerini almaktasınız . Belkide yakın bir zamanda bizlerin şehadet haberleri sizlere ulaşacak.. Bizler bu yolda sonuna kadar yürümeye kararlıyız. Sizlerinde bizlerle olduğunuzu bilmek bize güç veriyor. Bizim bir canımız var onu da bu zulmün sona ermesi için vermeye hazırız. Fakat bizimle beraber olan siz kardeşlerimizin bizler için yaptıklarından fazlasını yapma imkânı var. Örneğin kardeşlerimiz bizler için gece namazlarında kalkıp dua etsinler. Maddi desteği olan kardeşlerimiz ise bizleri yardımlarında unutmasınlar. Burada yaşananları tarih sayfasına zulmün büyüğü olarak kaydetmektedir. Zorlu mücadelemizde bizimle olan kardeşlerimize de Rabbimiz inşallah ecirlerin büyüğünü derecelerin en yükseğini verecektir.

Bizleri dualarınızda unutmamanız dileğiyle Allah’a emanet olunuz..

Sizleri Allah için seven kardeşiniz Abdullah

(Kafkasya Cephesi – ÇİC  Türkiyeli Mücahidlerin Emiri Komutan Abdullah)