Focus: Yunanistan’ı atalım Türkiye’yi alalım

Almanya’nın önde gelen haftalık haber dergilerinden Focus’ta “Yunanistan’ı Euro’dan atalım yerine Türkiye’yi alalım” başlıklı bir yoruma yer verildi.
Focus yazarlarından Uli Dönch imzasıyla yayımlanan makalede “Yunanistan’ın tutsağı olacağımıza Türkiye’nin ortağı olalım.” ifadeleri yer aldı.
Zaman’da yer alan haberde Yunanistan’ın en geç ekim ayına kadar iflas edeceğini iddia eden Dönch, Türkiye’nin Avrupa’nın kıyısında Çin kadar büyüme performansı gösterdiğini belirtti.
2005 yılından beri AB’ye giriş müzakereleri yürüten Türkiye’nin Almanya’da halen bir tarım ülkesi olarak tanındığını vurgulayan Dönch, Türkiye’nin üye pek çok ülkeden daha fazla Avrupa Para Birliği üyesi olmayı hak ettiğini kaydetti.
Nüfusu yaşlanan Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacının, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazla olduğunu savunan Alman yazar, Türkiye’nin muhteşem ekonomik verilere ve dünyanın her yerinde çalışabilecek eğitimli ve gayretli genç nüfusa sahip olduğuna işaret etti.
Batılı ekonomi uzmanlarının Türkiye’yi ‘kapımızın önündeki Çin’ olarak tanımladıklarını hatırlatan dergi, Türkiye’nin uzun süre Avrupa’nın kapısında beklemeyeceğini ifade ederek, ülkenin bir an evvel kazanılması gerektiği vurguladı.

Yunan halkı sokaklarda
Yunanistan hükümetinin aldığı yeni kemer sıkma önlemleri karşısında, toplu taşıma sektörü çalışanları 24 saatlik greve gitti.
Tren ve otobüs seferleri durur, taksi şoförleri kontak kapatırken, hava trafik kontrolörleri de bir kaç saatliğine iş bırakacak.
Kamu çalışanlarının ilerleyen saatlerde başkent Atina’da düzenleyeceği miting için de kent merkezinde kalabalıklar toplanıyor.
Ağır borç yükü altındaki hükümet dün kaynaklarını dengeleme gerekçesiyle önlemleri artırmış; emekli maaşlarını bir kez daha kesmiş ve memur kadrolarını askıya almayı sürdüreceğini duyurmuştu.
Bu adımlar, AB ve IMF’nin hazırladığı paketten kritik önem taşıyan 8 milyar euroluk bir dilimin aktarılması için şart koşuluyordu.
Toplam 110 milyar euro (150 milyar dolar) tutarındaki kredinin hemen her dilimi için benzer bir kriz yaşandı.
AB ve IMF, Yunanistan’ın maliyesini düzene sokmak için gerekli acı reçeteleri uygulamakta kararlı olduğunu kanıtlamasını istiyor.
Bu kredilerin onay alamaması ise uluslararası piyasaların desteğini sarsmanın yanında, hükümetin vadesi gelen borçlarını ödeyecek nakdi elde edememesi, dolayısıyla temerrüde düşmesi anlamına gelebilir.
Avrupa Birliği Başkanı Herman Van Rompuy, Yunanistan’ın borçlarını ödeyemez duruma düşmesinin önüne geçileceğini vurgularken, aksinin çok tehlikeli olacağı uyarısında bulundu.

Grev ulaşımı felç etti
Atina’da bugünkü grev dolayısıyla metro, tramvay, tren, otobüs ve taksiler işlemediği için halk yoğun trafikle mücadele ederek işine gitmeye çalışıyor.
Öğleden sonraki 3-4 saatlik iş bırakma dolayısıyla çok sayıda uçuş da iptal edilecek ya da gecikecek.
Bazı öğretmen ve memurların da greve destek vererek iş bıraktığı haber veriliyor.
Bugünkü eylemin yanında ülkenin en büyük özel sektör sendikası da gelecek ay, açıklanan karara karşı ek eylemler düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Kesintiler emekliyi de memuru da vuracak
Dün, altı saat süren bir kabine toplantısı sonunda açıklanan adımlar emekli maaşları, vergi kademeleri ve memur kadroları ile ilgiliydi.
Emekli aylıklarının 1200 euro sınırının (yaklaşık 3000 TL) üzerinde kalan kısmı, yüzde 20 kesilecek. 55 yaşın altında emekli olanlar ise 1000 euro’nun (yaklaşık 2460 TL) üzerinde kalan gelirleri üzerinden yüzde 40 kesintiye uğrayacak.
Yıllık gelire vergi uygulanmaya başlanan eşik 8.000 euro yerine 5,000 euro’ya indirilecek.
Maaşlarının bir kısmı karşılığında görevleri askıya alınan memurların sayısı yüzde 50 artırılarak yıl sonunda 30 bini bulacak.
Bir yıllığına zorunlu izne çıkarılan memurlara, primsiz maaşlarının yüzde 60’ı ödeniyor. Bu kişilerin daha sonra ya başka kardolara kaydırılması ya da işten çıkarılması gerekecek.
Ülkedeki 780 bin memur ise ömür boyu iş güvenliklerinin olduğunu varsayıyordu.
Uygulamalar Yunan basınında da sert şekilde eleştiriliyor. Hükümet yanlısı olarak görülen Ta Nea, emekli ve memurların kurban edilmek üzere ‘adak sunağı’na konmuş gibi göründüğünü yazdı.
Hükümete sadece çalışanlar değil işverenler de tepki gösteriyor.
Atina Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Konstantinos Mikalos, devlet televizyonuna açıklamasında “Pusula yok, bu hükümet nereye gittiğini bilmiyor” dedi.
Emekli Eftimios Gardikiotis Associated Press’e mücadeleye kararlı olduğunu anlattı. “73 yaşındayım ama (önlemlere) savaş açacağım. Madem hükümet savaş istiyor… ” dedi.
Ancak herkes çözümün grevlerde yattığını düşünmüyor.
Maliye Bakanlığı’nda memur olan Yorgiya Halulu, BBC’ye eylemlerin uzun vadede yarardan çok zarar getireceğini söyledi.
“Grevlerle bir yere varamayız. Bu hükümet, ya da herhangi bir hükümet bu kesintileri yapmak zorunda aksi halde krediyi alamayacağız. Krediyi alamazsak, kimsenin maaşı ödenemeyecek” dedi.