Azerbaycan’da Camilerde Ezan Yasağı

Shamilonline’inin İmarat Kavkaz Azerbaycan sektörü, haber kaynağı “Azeri Jihad Media” dan edindiği bir habere göre; Azerbaycan’da 2007 yılında uygulanmaya çalışılan ancak halkın tepkisi üzerine geri çekilen “Camilerde hoparlörle ezan okuma yasağı” geri geldi, Bakü’nün bazı camilerinde ezan sesinin dışarı verilmesi yasaklandı. Dini İtikat ve Vicdan Hürriyetlerini Savunma Merkezi (DEVAMM), başkentin üç camisinde daha ezanın yasaklanması için yönetimin çaba sarfettiğini duyururken, yasağın resmi olarak henüz camilere bildirilmediği belirtiliyor.

Diğer taraftan, Başkent Bakü’de son gürlerde bazı büyük mescitlerin din görevlilerinin polis ve devlet görevlileri tarafından “hoparlör seslerinin kısılması için” uyarılmasından sonra, ülkenin ikinci büyük şehri Gence’deki en büyük camii Şah Abbas’ın mikrofon ve hoparlör tesisatları polis tarafından söküldü.

Müsavat Partisi Başkanı ,Ilgar İbrahimov “Kerbalai Abdullah” caminin kapatılma tehtidi altında olduğunu, sadece başkent Bakü’de değil, Gence’nin dört camisinde de öğle ezanının dışarıdan duyulacak şekilde okunmasına izin verilmediği bir gazeteye yaptığı röportajda söyledi. Ilgar İbrahimov, Gence’deki yasağın, Dini Kurumlar Devlet birimi şehir temsilcisi Firduvs Kerimov tarafından uygulamaya sokulduğu iddia etti.

Yerel medyanın haberine göre, bu durumdan Kafkasya Müslümanları İdaresi (KMİ) başkanı Hacı Allahşükür Paşazade de rahatsız ve camilere temsilcilerini gönderdi. KMİ başkan yardımcısı Hacı Salman da, ANSPRESS’e yaptığı açıklamada, haberleri doğruladı ve meselenin araştırıldığını bildirdi.

Ülke içerisinde son birkaç yıl ezan ve camilerle uğraşan bir grubun ortaya çıkması, Azeri Müslümanları oldukça rahatsız etmiş durumda. Camilerin, kimlerin talimatı ile kapatıldığı ya da yıkıldığı bilinmiyor! Bu konuda çeşitli iddialar ortaya atılmakta. En ilgi çeken iddia ise, iktidar içerisindeki Rusya’ya yakın bir grubun, sürekli devlet başkanı aleyhinde, insanları ayaklandırmak istemesi ve ülkede kargaşa çıkarmak için faaliyette bulunması.

Türkiye Diyanet İşleri Vakfı tarafından yaptırılan Camii ibadete kapalı
Dini Kurumlarla ilgili Devlet Komitesi’nin temsilcisi Firduvs Kerimov da yasakla ilgili olarak bir bilgilerinin olmadığını söyledi. Türkiye Diyanet İşleri Vakfı tarafından  Şehitler Hıyabanı yanında yaptırılan Türk Camii ise halen ibadete kapalı bulunuyor. Bakü’deki Türk cemaatin ibadet ettiği cami, geçen yıl hiç bir gerekçe gösterilmeden devlet görevlileri tarafından kapatılmıştı

BBC Azeri ‘lerin tepkisini haber yaptı
Ülke içerisinde son birkaç yıldır artan din üzerindeki baskılar Azeri vatandaşları da rahatsız ediyor. Kapatılan ve yıkılan camilerle ilgili kararları tam olarak kimlerin verdiği konusunda kafa karışıklığı da sürüyor.

Azerbaycan’da yaşananları gündemine taşıyan BBC, cami kapatmalarının beş ay önce çıkarılan yeni din yasası sonrasında başladığına dikkat çekti. Ülkede farklı kesimlerin tepkisini çeken cami kapatmalarının, devletin din üzerindeki baskıyı “radikal akımlar” bahanesiyle artırması olduğu kaydedildi.

Gence’de kapatılan Akli Sünni Camii müezzini Vidad Abasov’un kızgın olduğunu aktarılırken, Abasov’un evinin arka bahçesinde ezan okuduğu ve namazların burada kılındığı ifade edildi.

Azerbaycan’ın yeni din yasası, yurt dışında eğitim gören kişilerin imam olmasını yasaklarken, tüm dini grupların devlet kurumlarına yeniden kayıt yaptırmasını zorunlu kılıyor.

Yeni bir Çeçenistan, Dağıstan, ya da İnguşetya olmak istemiyoruz
Gence’deki caminin “tadilat” için kapatıldığı savunulurken, sadece ülkede yaşayanlar değil, uluslararası insan hakları kuruluşları da Azerbaycan’da din özgürlüğü üzerindeki baskının arttığını ifade ediyor.

Kapatılan Ebu Bekir Camii imamı Gamet Süleymanov da, “radikal akımları önleme” bahanesiyle kapatılan camilerin ve artan baskıların doğuracağı öfke ve dışlanmışlık duygusunun daha tehlikeli sonuçları olacağı uyarısında bulunuyor.

Gelişmeleri değerlendiren uzman Azer Valiyev ise, yeni yasanın köklerinin George Bush’un 2002’deki ‘Terörle savaş’ doktrinine uzandığını, dini ibadetler ve faaliyetler üzerindeki baskıların yıllardır sürdüğünü kaydediyor.

Dini İşler Birimi başkanı Hidayet Oruçov’un “yeni bir Çeçenistan, Dağıstan, ya da İnguşetya olmak istemiyoruz” açıklamasını da, Valiyev “İfade ve din özgürlüğünü kısıtlamak için olmayan tehlike abartılıyor” şeklinde yorumluyor.

Öte yandan, Azeri hükümetinin bir yandan camileri kapatıp bir yandan bazı büyük camileri restore etmesi de “hükümet kendi seçtiği İslam dışında bir anlayışın varlığını engellemeye çalışıyor” şeklinde yorumlanıyor.